1

Konu: 9- Altıncı Dizi : Belirli Sihirli Geçişlerle Birlikte Kullanılan Aygıt

Daha önce de belirtildiği gibi, eski çağ Meksika’sı şamanları tendon enerjisi, dedikleri güce özel bir önem veriyorlardı. Don Juan’ın dediğine göre, yaşam enerjisinin beden boyunca tendonlar tarafından oluşturulmuş özel bir yol üzerinde hareket ettiğini öne sürmekteydiler.

Don Juan’a tendon derken kastettiği şeyin kasları kemiklere bağlayan doku olup olmadığını sordum.
“Tendon enerjisini nasıl açıklayacağımı bilemiyorum,’’dedi. “Basit olduğu için kullanım yolunu izlemekteyim. Çok ayrıntıya inmezsek, tendon enerjisinin ne olduğunu anlıyorsun, değil mi?”

“Belli belirsiz biçimde, evet, don Juan,” dedim. “Kafamı karıştıran, senin tendon sözcüğünü kemiklerin olmadığı yerlerde, örneğin karın bölgesinde de kullanman.”
“Eski büyücüler,” dedi, “boyundan aşağıya, göğüs ile kollara, ve omurgaya inen derinlerdeki kaslar boyunca devinen bi enerji akımına tendon enerjisi adını verdiler. Göğüs kafesinin kenarından uyluğa kadar giderek üst ve alt batın bölgesini kat ediyor ve oradan ayak parmaklarına uzanıyor.”

“Bu akım başı kapsamıyor mu, don Juan?” diye sordum, hayretler içinde. Bir batılı olarak, bu türden herhangi bir şeyin beyinden kaynaklanacağını bekliyordum.
“Hayır,” dedi, kesin bir ifadeyle, “başı kapsamıyor. Baştan gelen, farklı bi tiir enerji akımıdır; sözünü ettiğim o değil. Büyücülerin en zorlu hünerlerinden biri, en sonunda, başlarının üzerinde yer alan enerjinin merkezinde var olan şey ne ise onu dışarı atıp, bedenlerinin geri kalanındaki tendon enerjisini orayan demirlemeleridir. Ama bu, kusursuz bi başarı örneği. Şu anda elimizde olan, senin örneğinde olduğu gibi, boynun baş ile birleştiği yerde başlayan tendon enerjisinin sıradan durumudur. Bazı durumlarda tendon enerjisi elmacık kemiklerinin altında bi yere kadar yükselebilir; ama asla o noktadan yukarıya çıkamaz.
“Bu enerji,” diye devam etti, don Juan, “daha iyi bi ad bulamadığım için tendon enerjisi, dediğim bu enerji, sonsuzluğa yolculuk eden, ya da etmek isteyenlerin yaşamında dehşetli bi ihtiyaçtır.”

Don Juan, tendon enerjisinden yararlanmada geleneksel başlangıcın, eski çağ Meksika’sı şamalarınca iki yönlü kullanılan birtakım basit aygıtlar ile oluştuğunu söylüyordu. Bunlardan biri, tendon enerjisinin belirli merkezlerinde bir titreşim etkisi yaratmak, ötekiyse aynı merkezler üzerinde bir basınç etkisi oluşturmak içindi. Açıklamasına göre o şamanlar, titreşim etkisinin, hareketsizleşen enerjinin çözülüp serbest kılınması için bir araç olduğunu düşünüyorlardı. İkinci etki olan basıncın ise, enerjiyi yayarak dağıtmak için araç olduğu kabul ediliyordu.

Çağdaş insan için bilişsel bir çelişki gibi görünen bu gerçek— tutulan bir şeyi titreşimin gevşeteceği, basıncın ise onu yayacağı gerçeği—don Juan tarafından derinlemesine vurgulanmıştı; o, öğrencilerine dünyadaki bilişimiz içinde bize doğal görünenlerin enerji akışı söz konusu olduğunda hiçbir şekilde doğal olamayacağını öğretmişti. Günlük yaşamın dünyasında, diyordu, insanoğlu herhangi bir şeyi bir darbe ile ya da basınç uygulayarak kırar, ve titreştirerek yayar. Ancak bir tendon merkezinde takılıp kalmış olan enerji, titreşim yoluyla akışkan kılınmalı, ve sonra basınç uygulanmalı ki akmaya devam edebilsin.

Bedendeki enerji noktalarına bir ön hazırlayıcı olan titreşim uygulamadan, doğrudan bastırma fikri don Juan Matus’u dehşete düşürüyordu. İddiası, sıkışıp kalmış olan enerjinin, üzerine baskı uygulandığında daha da haıeketsizleşeceği idi.

Don Juan öğrencilerini iki basit aygıtla başlatmıştı. Eski çağlardaki şamanların bir çift yuvarlak çakıl taşı, ya da kurumuş tohum kesesi arayıp bulduklarını, ve bunları, belirli aralıklarla tendon yolu üzerinde takılıp kaldığına inandıkları bedenin enerji akışını manipüle etmede destek olacak titreşim ve basınç aygıtları olarak kullandıklarını anlatıyordu. Ancak şaman uygulayıcıların normalde kullandıkları çakıl taşları çok sert, tohum keseleri de fazla kırılgandı. O şamanların ısrarla aradıkları öbür nesneler, sırtüstü yattıklarında karınlarındaki belirli tendon enerjisi bölgelerine koyacakları el büyüklüğünde düz taşlar ya da sert tahta parçalarıydı. Bu bölgelerin ilki göbeğin hemen altında; bir öbürü göbeğin hemen üstünde, bir başkası da güneş sinirağı bölgesindedir. Taşlar ve benzeri nesnelerin kullanımındaki zorluk, bunların yaklaşık vücut ısısına uyacak şekilde ısıtılmaları yahut soğutulmaları gereğidir; üstelik bu nesneler genellikle çok serttirler; kayar ve sabit durmazlar.

Tensegrity uygulayıcıları, eski çağ Meksika’sı şamalılarının aygıtlarına eşdeğer ve çok daha iyi araçlar buldular: bir çift top, ve küçük, yuvarlak, ve yassı bir deri ağırlık. Toplar şamalıların kullandıklarıyla aynı ölçülerde; ama hiç kırılgan değiller; bir seramik alaşımıyla takviye edilmiş Teflon karışımından yapılmışlar. Bu karışım toplara sihirli geçişlerin hedefleriyle tümüyle uyumlu bir ağırlık, sertlik, ve pürüzsüzlük sağlıyor.

Öbür aygıt; deri ağırlık, tendon enerjisi merkezleri üzerinde sıkı bir basınç yaratmak için en ideal araç olarak saptandı. Taşların aksine, bedenin dış çizgilerine uyum sağlayabilecek bir esnekliğe sahip. Deri yüzeyi, ısıtılıp soğutulmaya ihtiyaç göstermeden doğrudan bedenin üzerine konabilmesini mümkün kılıyor. Ancak en dikkate değer özelliği, ağırlığı. Rahatsızlık vermeyecek kadar hafif, ve karındaki merkezlere baskı uygulayarak içsel sessizliği geliştiren belirli birtakım sihirli geçişlere destek olacak kadar da ağır. Don Juan Matus’un dediğine göre, yukarıda belirtilen üç bölgeden herhangi birine yerleştirilen bu ağırlık, kişinin enerji alanlarının bütünlüğünü faaliyete geçirir, ve bu içsel söyleşinin anlık olarak kesilmesi anlamına gelir ki, içsel sessizliğin ilk adımı da budur.

Belirli sihirli geçişlerle birlikte kullanılan çağdaş aygıtlar,
doğalarından ötürü iki bölüme ayrılır.

Cvp: 9- Altıncı Dizi : Belirli Sihirli Geçişlerle Birlikte Kullanılan Aygıt

Birinci Bölüm

Bir aygıtın yardımıyla uygulanan sihirli geçişlerin bu ilk bölümü, Teflon toplarla desteklenen on altı sihirli geçişten oluşur. Bunların sekizi sol kol ve bilek üzerinde; öbür sekizi ise karaciğer ile safrakesesi, pankreas ile dalak, burun kemeri, şakaklar, ve başın tepesi üzerindeki noktalarda uygulanır. Eski çağ Meksika’sı büyücüleri, ilk sekiz sihirli geçişi sağ bedenin haksız egemenliği altında bulunan sol bedenin bundan kurtulmasında ilk adım sayıyorlardı.

1. Birinci hareket, sol kolun pazısındaki ana tendonun dış kısmına aittir. O çukur noktaya bir top konup hafif bir baskıyla öne arkaya yuvarlanarak titreşim sağlanır (res. 464, 465).

http://www.sessizbilgi.com/img/sg/tensegrity-222.jpg

2. İkinci harekette, sağ elin çukur avucuna bir top konarak, başparmak tarafından güvenli bir şekilde tutulur (res. 466). Sol bilekten başlanıp, bir el genişliği kadar mesafeye sürülerek götürülen topa sıkı ama hafif bir basınç uygulanır (res. 467). Top, bileğin tendonları ile oluşturulmuş bir kanal üzerinde öne arkaya yuvarlanır (res. 468).

http://www.sessizbilgi.com/img/sg/tensegrity-223.jpg

3. Top, sol önkolda, bilekten bir el genişliği uzaklıkta bir noktaya hafifçe bastırılır (res. 469, 470).

http://www.sessizbilgi.com/img/sg/tensegrity-224.jpg

4. Sağ elin işaretparmağıyla, sol kolun bileğinde, önkol kemiğinin baş kısmı yanında bir noktaya ölçülü bir basınç uygulanır (res. 471). Sağ başparmak eli bileğin içinde sabitler (res. 472), ve arkaya öne hareket ettirir (res. 473, 474).

http://www.sessizbilgi.com/img/sg/tensegrity-225.jpg

5. Top, sol pazıdaki tendonun iç kısmına konarak, hafif bir basınçla titreştirilir (res. 475, 476).
6. Dirseğin arkasında, sol taraftaki çukur noktaya bir titreşim uygulanır. Sol elin ayası çevrilerek o bölgenin azami şekilde açılması için dışa döndürülür (res. 477). Top o nokta üzerinde yuvarlanarak ovuşturulur.

http://www.sessizbilgi.com/img/sg/tensegrity-226.jpg

7. Sol kolun üst kısmının ortasında, kol arkası kasının kemikle birleştiği yerdeki çukur noktaya ölçülü bir basınç uygulanır (res. 478, 479).
8. Sol dirsek keskin biçimde bükülerek öne doğru çevrilir; böylece sol kürek kemiğinin tüm sol bedene tendon enerjisi yaymasını sağlar (res. 480).

http://www.sessizbilgi.com/img/sg/tensegrity-227.jpg

Birinci bölümün öbür sekiz sihirli geçişi bedenin üst kısmına ve üç enerji merkezine aittir: safrakesesi ile karaciğer, pankreas ile dalak, ve baş.
9. Toplar iki elle tutulur, göğüs kafesinin yan kısımlarının hemen altında, karaciğer ile pankreasın yanlarında bastırılır ve derinlemesine yukarıya doğru itilir; ancak bu yalnızca hafif bir basınç uygulanarak yapılır (res. 481). Sonra toplar o bölgelerin üzerinde sıkıca, ama hafif biçimde titreştirilir.

http://www.sessizbilgi.com/img/sg/tensegrity-228.jpg

10. Sağ elle tutulan top, hafif bir basınçla, kaşların arasında, sinüsün tam üzerindeki bölgeye konur—orada titreştirilir (res. 482).

http://www.sessizbilgi.com/img/sg/tensegrity-229.jpg

11. Her iki top şakaklara konur—hafifçe titreştirilir (res. 483).
12. Sağ elle tutulan top başın tam üzerine konur—orada titreştirilir (res. 484).

http://www.sessizbilgi.com/img/sg/tensegrity-230.jpg

13-16. Aynı dizi tekrarlanır; ancak titreştirmek yerine, toplar aynı enerji merkezlerinin üzerine bastırılır. Bu ikinci grup hareket esnasında, her iki top göğüs kafesinin yanlarına, karaciğer ve pankreasın üzerine basınç yaparlar. Sonra sol elle tutulan top sinüsün üzerindeki bölgeye bastırılır. Her iki top da şakaklar üzerine basınç yaptıktan sonra, sol elle tutulan top başın üzerine bastırılır.

Cvp: 9- Altıncı Dizi : Belirli Sihirli Geçişlerle Birlikte Kullanılan Aygıt

İkinci Bölüm

İkinci bölüm, tendon enerjisinin daha geniş bir bölgesi üzerinde sıkı bir baskı oluşturmak için deri ağırlığın kullanımlarını içerir. Deri ağırlık ile birlikte yapılan iki sihirli geçiş vardır.

Bu iki sihirli geçiş için el hareketleri, burada uygulayıcı ayakta durur konumdayken gösterilmiştir. Bu geçişlerin asıl uygulaması, sırtüstü yatar durumda, ve deri ağırlık göbeğin hemen yukarısında iken; ya da, ağırlığın onların üzerine konması daha rahat ise, göbeğin hemen altında ya da güneş sinirağı bölgesinin yukarısında bulunan karındaki öbür iki nokta seçeneğinden birinin üstündeyken yapılır.

17. Göğüs Çevresindeki Beş Sessizlik Noktası

Her iki elin küçük parmakları göğüs kafesinin kenarlarında, göğüs kemiğinin ucuna yaklaşık beş santimetre mesafede; baş parmaklar da göğüs üzerinde mümkün olduğu kadar yukarıya uzatılmış biçimde yerleştirilir. Kalan üç parmak, başparmak ve küçük parmak arasındaki bölgede eşit aralıklarla yayılmış durumdadır. Her iki elin tüm parmaklarıyla titreştirici bir güç uygulanır (res. 485).

http://www.sessizbilgi.com/img/sg/tensegrity-231.jpg

18. Göğüs Kafesi ile Kalça Kemiğinin Tepesi Arasındaki Orta Noktayı Bastırma

Her iki elin küçük parmağı ve yüzükparmağı kalçaların üzerindedir; bu arada başparmaklar her iki yanda, göğüs kafesinin alt kenarlarında durmaktadır. Bu iki noktaya hafif baskı uygulanır. İşaret parmakları ve ortaparmaklar kalçaların tepesi ile göğüs kafesinin kenarı arasındaki orta noktalara kendiliğinden bastırır (res. 486).

http://www.sessizbilgi.com/img/sg/tensegrity-232.jpg