Sessiz Bilgi » Genel

Dünya'dan haberler

(16 mesaj(lar))
  1. slhak

    Editör
    Posts: 866

    offline

    (Haber konusu) Sınırlar Kalkıyor, Uyku Bandıyla Rüya Kontrolü Dönemi Başladı!
    İki firma, geliştirdikleri cihazla rüyaların kontrol edilebileceğini iddia ediyor.

    REM safhasında uygulanan bir teknikle çalışan cihazın yüzde 77'lik başarıya ulaştığı belirtiliyor.

    SAYDAM RÜYADAN ESİNLENİLDİ

    Rüya görüldüğünü uyanmadan fark etmek anlamına gelen saydam rüyadan esinlenerek geliştirilen bant şeklindeki cihazlar, beynin ön bölümünde bilinçle bağlantılı alandaki gamma aktivitesini tetikleyip, rüyanın şekillendirilmesine izin veriyor. Firmalar, uykunun REM safhasında uygulanan tekniğin yüzde 77'lik bir başarı oranı sağladığını iddia ediyor.

    SINIRLAR KALKIYOR

    Hayal gücünü kontrol eden tekniklere dayanan saydam rüya ile insanlar sınırların olmadığı bir dünyada istedikleri her şeyi gerçekleştirebiliyor. Firmaların diğer bir iddiası da daha iyi bir uyku kalitesi. Bu da, alarmın uyku döngüsünün en uygun döneminde devreye sokulması ile sağlanıyor.

    1 yıl önce #
  2. hyau

    Editör
    Posts: 343

    offline

    Çok ilginç.

    1 yıl önce #
  3. slhak

    Editör
    Posts: 866

    offline

    saç bantları, çakıl taşları yöntemleri tarihe karışıyor,

    1 yıl önce #
  4. Oteki

    Büyücü
    Posts: 92

    offline

    Bileşim noktasını kendi niyetiyle kaydirmasini bilmeyen birisinin bu teknolojik araci kullanarak yine bileşim noktasinin sağ yandaki gündelik dünyanın abur cubur ilişkilerini rüyasında evirip çevireceği bir duruma yol açması kaçınılmazdır.

    Bilesim noktasinimi kaydiriyor bu alet
    Peki bu kayışları kişi nasil denetleyecek

    Işıl ışıl olmayan birinin rüyaları ne olabilirki diye soralim .

    1 yıl önce #
  5. felaket

    Görücü
    Posts: 256

    offline

    "yeni internet ama kapalı devre" yeni bir bağımlılık yöntemi "bilincin oyunları" ile "tv-kapalı devre öz ilişki" bir çok yorum yapılabilir bu adamlar yeni bir hapishane yaratıyorlar bilinç hapishanesi "rüya görme sanatında" bir bölümünde benzeri anlatıyor. yeni psikoloji bilimi burdan çıkar depresyon hapları yerine rüya kitleri satılır internetten offff çok para kazanır sisteme mafya bile girer uyuşturucu satıcıları iflas eder. naylon kitler yüzünden insanlar çıldırır .devlet bu işe el atar ve herkes aynı rüyayı görür. tabi kiii bunlar fantazi ama olacak uçucuların yeni dini böyle olması gerekir.

    1 yıl önce #
  6. felaket

    Görücü
    Posts: 256

    offline

    bir de rüyanın sınırları ne demek bilinç ne verirse sınır o bilinçce müdahale yeterince yapılıyor zaten bunu rüyada yapılması atom bombasından bile tehlikeli "uyurgezer insalar çağı". veba daha iyidir

    1 yıl önce #
  7. Oteki

    Büyücü
    Posts: 92

    offline

    İçinde yaşadığımız bu dünya bir birleşim noktası konumudur yani burasıda bir rüya konumudur bunu unutmamak gerekir.

    Yeni teknolojileri ve buluşları ele alırken enerji gerçeklerini referans almazsak kafamız karışır her yeni buluşu değerlendirirken kartalın yayılımlarının birleşim noktamızın  içinden geçerken bizim herşeyi duyusal veriye dönüştürdüğümüzü unutmamalıyız.

    Aynı şey bilim adamlarınında başına gelir onlarda duyusal girdileri yeni verilere dönüştürür,bulunan tüm araçlar bizim duyularımızın devamıdır.

    Fizik bedene dönük araç gereçleri çoğaltmaktan ve pazarlama basarısina dönüstürme çabasından başka bir şey değil.

    Saç bandı
    çakıl taşları  rüyaya geçiş için rüya elçisinin eski görücülere önerdiği içsel sessizliğe geçişi kolaylaştıran araçlardir.

    Bu yeni olana ayak diremek değildir.

    Özetleme
    Niyet
    Kusursuzluk
    Tensegrity
    Iz surme

    Bunlar olmadan katalizör bir araçla yeni dunyalara gitmek fikri :))

    On yıllar süren savaşçı yolculuguna gerek kalmadan sonsuzluğa açılmak "fikir olarak güzel" :))

    Felaketin betimlemesi oldukça yerinde "yeni bir bilinç hapihanesi"

    Rüya çifti ile savaşçı evrenin derinliklerinde dolaşıyor zaten bu işin yakıtıda kusursuzluk ve niyet yani bedava :))

    1 yıl önce #
  8. hyau

    Editör
    Posts: 343

    offline

    Her teknolojinin iyi veya kötü yanları vardır. Belki bu rüya görme aracı uçucuların insanları daha kolay yönetebilmek amacıyla keşfini sağladı bir şey...

    Ama bir sürü insanın da farkındalığını arttırabilir.

    Zaten insanlar uçucu kontrolünde diye düşünüyoruz ya... İster bu aletle ister bu aletsiz.

    CC'nin yazdıklarının hep yarım kaldığını düşündüm. Sanki daha fazlası var. Uçucularla da ilgili.

    Ülkemizde de bir rüya görücü var. Renan Seçkin. Özellikle Görüş Dışı isimli 3 seriden oluşan kitapları bu konuyla ilgili.

    http://www.kitapyurdu.com/yazar/renan-seckin/53044.html

    CC'nin yarım bıraktığı yerden, o ve onun gibi insanlar, konuyu tamamlayabilir.

    1 yıl önce #
  9. Oteki

    Büyücü
    Posts: 92

    offline

    Uçucuyla ilgili tamamlanması gereken şey eğer kişi savaşçıysa uçucuyu görmesi gerekir.

    O zaman eksik hissettiğin parça tamamlanır:)) uçucu bir tasvir bir fikir olmaktan çıkar o zaman nasıl dehşetengiz bir durumda olduğumuzu anlarız.

    Uçucuyu görmeden bu ve benzeri popüler konular bizi meşgul eder.

    1 yıl önce #
  10. slhak

    Editör
    Posts: 866

    offline

    İşte aradığım savaşçı havası!

    Birleşmiş Milletler toplantısına katılan Papua Yeni Gine delegesi, yerel kıyafetleri ve cinsel organını örtmek için kullandığı boynuzla dikkatleri üzerine çekti.

    4 ay önce #
  11. felaket

    Görücü
    Posts: 256

    offline

    saygılarımla

    4 ay önce #
  12. slhak

    Editör
    Posts: 866

    offline

    Espirilere güzel malzeme olacak bir haber :) ama neyse, şaka bir yana adam etkili bir meydan okuma alanına dönüştürmüş, hem kendisi için hemde diğerleri için. Sırf kendi varoluşuyla etkili olma niyetinde ve ortama bir yapmama mesajı veriyor, sanki "bu kıyafetlerin içinde, çok önemli işler yaptığınızı mı düşünüyorsunuz," der gibi...

    4 ay önce #
  13. rumana

    Editör
    Posts: 828

    offline

    Adamin bakisi ve hatta agzinin sekli bile afedersiniz tasak gecer gibi hahahaha

    4 ay önce #
  14. rumana

    Editör
    Posts: 828

    offline

  15. slhak

    Editör
    Posts: 866

    offline

    Tarihin ilk dondurulan insanı 50. yılına girdi

    Dünyanın dondurulan ilk insanı James Bedford tam 50 yıldır cryo tüpü içinde donmuş halde beklemeye devam ediyor. Peki geçmişte dondurulmuş insanları yeniden hayata döndürmek mümkün mü?

    James Bedford isimli ABD vatandaşı, 12 Ocak 1967'de 73 yaşındayken cryo tüpüne girerek kendini donduran ilk insan olmuştu.

    O günden bu yana ise tam 50 yıl geçti. Böbrek kanseri olduğu ve tedaviye cevap vermediği için ölümü beklenen Dr. James Bedford, ileride hastalığa bir çözüm bulunacağı ve dondurulmuş insanları geri döndürmenin bir yolunun keşfedileceği umuduyla, kendi isteği ile cryo tüpüne girmişti.

    James Bedford o günden beri resmen ölü kabul ediliyor ancak tıbben tam anlamıyla ölü olmadığı biliniyor.

    Organları bozulmadan 50 yıldır cryo tüpünde buz kesmiş halde bekleyen Bedford, donmuş insanları organlara hasar vermeden geri çözmenin bir yolu bulunduğunda, tekrar hayata döndürülecek.

    Bilim, insanları dondurup tekrar çözmeyi başarabilirse gelecekte bu yöntemle uzak yıldızlara yüzlerce yıl sürecek yolculuklar düzenleyecek uzay kaşiflerinin ortaya çıkması da bekleniyor.

    2 ay önce #

Bu konu için RSS beslemesi

Cevapla

(gerekli)

Kullanılabilir etiketler: a blockquote code em strong ul ol li img iframe.
Etiketleri #etiket# örneğindeki gibi # içine alabilirsiniz.
Resim yüklemek için tıklayınız.

5,666 posts in 858 topics over 93 months by 140 of 1,062 members. Son Uyeler: Kali, hortlak, busra, Erikson, elektroink