Sessiz Bilgi » Genel

Rüya hatırlamanın önemi

(11 mesaj(lar))
  1. sonsuz

    Sorumlu
    Posts: 722

    offline

    Rüyalarını hatırlamayan kişi yaşayan ölüdür, çünkü hayatları üzerinde kontrol sahibi değildirler.

    Bu söz hakkında ne düşünüyorsunuz?

    1 yıl önce #
  2. hyau

    Editör
    Posts: 343

    offline

    Ben o ölülerden biriyim :)
    Rüyalarımı hatırlamıyorum.

    1 yıl önce #
  3. Anonim

    Kayıtlı değil

    offline

    İddialı bi cümle olduğunu düşünüyorum. :)

    1 yıl önce #
  4. ByWii

    Çömez
    Posts: 22

    offline

    Buradaki mesele rüyaların hatırlanmasından öte birşey...sıradan rüyaların hatırlanması psikoloji alanına giriyor. Ama bizim istediğimiz bu değil rüya kurma ( Lucid ) veya CC nin deyimiyle rüya görmek. Bu konuyla ilgilenen sitenin birinde okumuştum. Şöyle diyor " Eğer lucid olamıyorsak bunun nedeni gündelik hayatta 7 korku kapısını geçmemenizden kaynaklanıyor " diyordu.
    Bunun ne olduğunu düşündüm uzun bir süre. Ben de malesef lucid rüya görmüyorum. Yani rüyada olduğumun farkında olmak ve rüyayı şekillendirmek. Ellerime bakarak etrafımdaki şekilleri bulanıklaştırmadan gözetleme ile ilgili olan ilk rüya kapısına ulaşmakla ilgilendim uzun bir süre. Halende devam ediyorum. Sonuç alamamış olsam da devam ediyorum. Gündelik hayatta düşünceyi durdurmak İZ SÜRMEK oluyor.Uyurken düşünceyi durdurmakta RÜYA GÖRMEK... Bunların ortak noktasındaki eylemlerden en önemlisi ÖZETLEMEK. Işte burada tıkanıyor insan. TAM BU NOKTADA. Kişisel eylemlermin çok önemsediğimi ve/veya kendimin önemli düşünüyorum. Tembellik yaptığımı. Dünyanın en kolay işi olan özetlemek 7 korku kapısını geçmemi sağlayacak.
    Ne diyebilirim ki başka tabana kuvvet. Nefese kuvvet...

    1 yıl önce #
  5. Oteki

    Büyücü
    Posts: 92

    offline

    Rüyalarını hatırlamayan kişi yaşayan ölüdür.
    Çünkü hayatı  üzerinde kontrol sahibi değildir

    Bu tespit büyücü-savascilarin üzerinde durdukları zemini tümüyle içine alan çok temel bir onermedir.

    Kendimizinde içine doğduğu yeryüzü bir bilesim noktasi konumudur.

    Burasıda bir rüya konumudur adina tonal dedigimiz bu rüya konumu bütün insanogullarinin içine doğduğu ve herkesin ortak bilesim noktasi konumunda içinde yer aldığı bir rüyadır

    Bu ruya konumu organik bir dünya algilamasini zorunlu kılar.

    Bu neden zorunluluktur?

    Buna yola yol açan güç kartalin yayilimlaridir.kartalin yayilimlari bütün canlıları bir tüpün içine bakmaya zorlar

    Yaşam ve ölüm arasındaki bu süreç tüm canlıların deneyimlerini ve yaşam öykülerini içerir.

    Bu deneyim ve yaşam öyküleri olum anında bize farkındalığı bahşeden kartala geri döner  (farkindaliğin karanlık denizi)

    Kartal farkındalığı doğum anında bize bahşeder ölüm anında ise tüm yaşam deneyiminizi  (yaşam oykumuzu)geri alır.

    Ölüm anında farkindaligi yasam oykusunden ayırmak sıradan ölüm anında insanogullarinin basarabilecegi bir durum değildir. Giz'in açıklandığı o an (ölüm anı)sıradan insan dehşete kapılır.

    O anın ezici baskısı ile bilinci parçalanır.

    Ölüm anında farkindaligi alıkoymak büyücü-savascilarin  yaşam boyu süren mucadeleleriyle basarabilecekleri bir enerjiyi ekonomize (yeniden konuslamdirma)durumudur

    Ruyalarimizi hatirlamak icin once günlük yaşamımızın akışını kontrol altına almamız gerekir.
    Farkindalikli bir yaşam surmek gündelik ilişkileri hayatımızı gözden gecirmekle baslar.

    Gözden gecirme
    Bugunden geriye doğru giderek cocuklugumuzun ilk hatirladigimiz anlarina dogru oykumuze gözden geçirmek onemlidir.

    Benligimizin,ozyansimamizin kalelerini iyi analiz edip ortadan kaldirmak gereklidir.

    Hepimiz bir miktar enerji ile doğarız  (erk)günlük yaşamın rutinleri ve iliski biçimleri her türlü duruma verdiğimiz  (endise/kaygi/korku/beklenti/kizginlik/ofke)enerjimizi (erkimizi)tüketir.

    Bizler kapalı bir birim olarak doğarız dışarıdan enerji transfer etmemiz mümkün değildir. Doğum anindaki enerji miktarı  (erk) tüm yasamimiz boyunca elimizde avucumuzda olan budur.

    Yapmamiz gereken enerjimizi emen ve bizi uyusukluğa iten durumların izini sürmek ve değiştirmektir.

    Ozetleme yapmayan birinin ruyalari sıradan ruyalardir.

    Çoğunlukla bilesim noktasinin sağ yandaki küçük hareketleri ile insani kayıtların yer aldığı "çöplük "dediğimiz bilesim noktasında yer alan rüyalarla ugrasacaktir.

    Kişi kendi eğilimleri ve beklentileri ne ise rüyaların icerigide ona göre sekillenecektir.
    Cogunluklada inorganiklerin avı olacaktır .

    Sıradan rüyalar bilinçli inorganik varlıkların ağlarını attıkları bize en yakın bilesim noktasi konumundadir

    Insanlarin duygu salınımlarını enerjetik olarak görürler.
    Duygu patlamalarina gore kurgular hazirlayabilirler ve bir sinema perdesi gibi yansıtma yaparak  bizi o kurgularin içine çekerler korku yada tutku şeklinde açığa çıkan enerjimizi emerler

    Çoğunlukla sıradan rüyaların hatirlanmamasi enerji  (erk)duzeyimizin kalanininda rüyada inorganikler tarafından emilmesinden kaynaklanmaktadir

    Sıradan rüyaların içeriğinde tahmin etmek hiç zor degildir
    Aşk/sevgi/şehvet/korku/gizil ve karanlık yanlarimiz

    Günlük yaşam üzerinde kontrol sahibi olamamak düşük farkindalikli bir durumdur.

    Farkındalık yoksa enerji gerçekliği açısından kartalin yayilimlarinin baskısıyla rüzgarın önüne kattığı bir yapraktan farkımız kalmaz.
    Yayilimlarin baskısı da farkındalık olmadan karşı duracagimiz bir durum degildir

    Ruyalari hatirlamak icin günlük yaşam üzerinde denetim kurmak şarttır.
    Bu denetimi kurabilmek için ozetleme yapmak zorundayız

    Ozetleme günlük yasamimizin izini surmemizi sağlar.
    Ozyansimamizin aynası kırılır/Tonalde kendi izini sürmeyi öğrenen savasci çömez kozasinin ceperine doğru itilen atıl enerjisini yeniden canlılık merkezlerine geri döndürür erkini biriktirdikce yaşamı üzerindeki kontrolü arttıkça

    Ruyalari açılır açıklık kazanır artık uykuya öylesine dalmaz rüya görmeye niyetlenerek uykuya geçtiğinin bilincinde olarak hareket eder.ruyada ellerini bulur 

    (Iz surme)bilesim noktasini hareket ettirerek ellerini bulan savasci bir nebze olsun denetim kazanmıştir.
    Tonalini (1.dikkat)ozenle surdurerek erkini arttirdikca kendini hafif ve akışkan kılar.

    Buda rüya bedenini (çift)güçlendirir çift giderek ozgurlesir rüyalar berraklasir
    Denetimi artan savasci niyeti kullanarak yeni rüya konumlarina bilesim noktasini kaydirabilir

    Rüyalarını denetim altına alır
    O artık yaşayan bir ölü değildir
    Canlılık her yanından fışkırır.

    Yaşamı kontrol altındadır her anına farkindalik eşlik eder.

    Bizi ölülerden ayıran şey farkindaliktir.

    Farkindalik yoksa doğar yaşar ve oluruz.

    1 yıl önce #
  6. ByWii

    Çömez
    Posts: 22

    offline

    Ne kadar güzel bir yazı.Süper. Bunu yazan biri olarak senin rüyalar konusunda tam bir denetime sahip olduğunu düşünüyorum. Hatta kendi hayatının özetlemesini bile bitirmek üzeresindir. Doğru mu?

    1 yıl önce #
  7. Oteki

    Büyücü
    Posts: 92

    offline

    Ozetleme yapmadan ruya denetimini unutabiliriz,yada en azından benim için öyle

    Şöyle diyelim enejiyi evrendeki akışı içinde görmek bilgiyi informatik olmaktan çıkardı.ama bu hiç güvenilecek bir şey değil bilgi ışlenmez yeni bileşim noktası konumu denetim altına alınmazsa tonal hızla üzerini örter.

    Tonale tonal diyip niyeti seslendirmek bir an bile kopmamak gerek yillara yayılan bir mücadele ve tonaldeki matematiğe hiç benzemiyor bir koyup üç almak gibi birsey yok :))yada en azından ben rastlamadım inanmadan inanmak kusursuzca yol almak elimizdeki tek tutunabileceğimiz şey kusursuzluk bir sonuc peşinde olmak zihnin beklentisidir.
    Kartalın yanından geçip sonsuza açılmak özgürlüğü seslendirmek geri kalan yolun kendisi bile çok eğlenceli :))

    1 yıl önce #
  8. stalker

    Büyücü
    Posts: 125

    offline

    Ben sıradan rüyaların da(Freud amcamızın da dediği gibi)önemli olduğunu düşünüyorum . Rüyayı hatırlamamak hayatta filmi seyretmeden hızlı sarmak gibi oluyor. Hayatımızın, kısacık yaşamımızın bir parçası onlar. Ayrıca sıradan rüyalar kendi kendimizin izini sürmek için eşsiz bir fırsat.

    1 yıl önce #
  9. Oteki

    Büyücü
    Posts: 92

    offline

    Amcan feud un :) bilesim noktası cengellendiği tonaline karşılık düşer.psikolojik önermeleri kendi aldığı eğitimin ve o ekolün yansımalarıdır.

    Oda bir aile babasıdır ödenmesi gereken faturaları hep bişeyleri karşılaması gereken bitimsiz ilişkiler yumağı içinde biridir.

    Bir psikoloğ olarak mesaisi bitince evine doner.

    Rüya çözümlemeleri özyansımamızın inişleri çıkışları uzerinedir.

    Yüzleşmeler ve hesaplaşmalar hep birilerinin bize birseyler yapageldiği bir yöntemi inşa eder.

    Farkındalık malesef bir psikoloğun 1 saatlik seansı sırasında gelişemiyecek denli üzerinde çalışılması gereken enerjetik bir gerçekliktir.

    Sıradan rüyalar

     ancak farkındalıklı bir yaşam surmeye anık ve uyanık olmaya kartalın yayılımlarının bize nasıl etki ettiğini anladığımızda değişirler.

    Yoksa görülenler bellidir ,tonali kötü olan birinin rüyaları duygu demetlerinden herhangi birine denk düşer.

    1.inci dikkat (tonal)farkındalıkla denetim altına alınmalıdır.

    Farkındalik düşükse görülen rüyadan nasıl bir iz sürme çıkartabiliriz?

    Sevgiler...

    1 yıl önce #
  10. felaket

    Görücü
    Posts: 259

    offline

    rüya hepsi rüya diyecektim rüya yoksa sıkıntı varrdır.

    1 yıl önce #
  11. rs

    Büyücü
    Posts: 54

    offline

    LUCİD HAYAT

    Güzel rüyaları seviyoruz da, lucid rüyalar bambaşka bir güzelliktir bizim için. Rüya gördüğünü biliyor, rüyaya müdahale edebiliyor, keyfine göre bir şeyleri değiştiriyor, yapıyor; hoşuna gitmezse oradan çıkıp gerçek dünyaya uyanacağını bilmenin rahatlığını yaşıyorsun. Lucid rüyanın bu özelliği, hemen herkesin onu deneyimlemek için can atmasına sebeptir. Oradaki yaşantı, tıpkı gerçek dünyamızdaki yaşantı kadar yoğundur, gözle görünür, elle hissedilir, kalp ve nabızla ölçülür bir his yoğunluğu vardır. Verdiği bu gerçeklik algısına rağmen sadece rüya olduğunu bilmemiz bize ruhsal, zihinsel ve hatta fiziksel olarak büyük bir tatmin sağlar. Çünkü lucidde,herhangi bir tehlike karşısında olayları kontrol edemez duruma gelirsek, lucid mekânı terk edebileceğimizi bilmenin verdiği konforu yaşıyoruz. Lucid rüyayı normal rüyadan ayıran işte bu "rüyadayım, onu kontrol edebiliyorum ve beğenmediğim takdirde olayları değiştirir veya ona son verebilirim" farkındalığıdır. "Gerçeklik" dediğimiz fiziksel dünyada uyanmış ile halen uyuyan insanlar arasındaki fark ile lucid rüya ile normal rüya gören insanlar arasındaki fark aynıdır. Uyanmamış olan insanlar, gerçekliği kontrolsüz, kaotik bir rüya gibi görür, onu kontrol edebilme bilincinden ve uyanmadığı sürece rüya olduğunu bilebilme becerisinden uzaktırlar. Uyanan insanlar ise, fiziksel gerçeklik dünyamızın bir lucid rüyadan farksız olduğunu kavrayanlardır. Güçlerin hareketini görmüşler, fiziki gerçeklik üzerinde majikal bir yaptırım gücü sahibi olduklarını keşfetmişlerdir; tıpkı lucid rüyada olduğu gibi. "Benden içeri bir ben" olduğunu ve bu benin kendini sizin gerçek diye bildiğiniz rüyada gördüğünü, uyandığı takdirde de onu istediği gibi yönlendirip değiştireceğini... anlarlar ve anlayınca yaparlar…

    Renan SEÇKİN
    Astral Teknikler Görüş Dışı III

    2 ay önce #

Bu konu için RSS beslemesi

Cevapla

(gerekli)

Kullanılabilir etiketler: a blockquote code em strong ul ol li img iframe.
Etiketleri #etiket# örneğindeki gibi # içine alabilirsiniz.
Resim yüklemek için tıklayınız.

5,675 posts in 858 topics over 95 months by 142 of 1,076 members. Son Uyeler: Raven7, ospirik, 1TurkKadin, brujo66, Neden