Sessiz Bilgi » Genel

Savasci ne yapar ne yapmaz.. kaliplasmis dusunceler - dogrular - yanlislar falan

(49 mesaj(lar))
  1. rumana

    Editör
    Posts: 812

    offline

    Falanlar filanlar olucak o basligin sonu..neyse..Ilk aklima gelen cerrahi operasyonlar. Savascinin doktorla hastalikla falan isi olmazmis gibi geliyor bana hep. (Yaralanmaz degiliz seysini okudum, biliyorum, evet) ama nasl desem en basit bir disimde curuk olsa kendimi boktan kusurlu bi savasci gibi hissediyorum. Enerjin yetse o dis cururmuydu hic diyorum. Misal oteki isimli arkadasimizi ele alalim. Oylesine kusursuzcasina enerji gerceklerinden bahsediyorki.. onda bir gram bile yag yoktur kesin. disinde 1 mm curuge rastlayamayiz falan diyorum. Misal yanlislikla gorsem adami bi yerinde bi ben bulsam aha derim .. cok sacma ama benide evren hipokondriya ile siniyor ve bu fikirleri kafamdan atamiyorum. Savascilk yolunda her daim dinc, dipdiri, dupduru, taptaze akislar falanlar filanlar dilerim diyerek simdilik noktaliyorum.. simdi soz sende oteki. Bize agzindaki lanet olasica curuklerinden bahset dostum. Bu forumda kusur dinlemek kusur dokmek istiyorum ya ben artik!!!! Ay yiteeeeer .

    2 ay önce #
  2. slhak

    Editör
    Posts: 795

    online

    @Oteki yazmadan hemen yazıvereyim bak :)
    bu kavramları ezberlemek, anlamak ve anlatmak zor değil, misal en son bilinçli rüya görme ile ilgili Renata Murez'in açıklamalarını dinledim (sitede paylaşacğım onları) ve şimdi bununla ilgili saatlerce açıklama yapabilirim ama... gel gelelim kendi rüyalarımda bilinçliliğin zerresi yok, rezil bir durumdayım :)

    2 ay önce #
  3. rumana

    Editör
    Posts: 812

    offline

    Senin ruyalarinda bilincliligin zerresi yoksa biz komple bitmisiz o zaman..

    2 ay önce #
  4. slhak

    Editör
    Posts: 795

    online

    valla bilemem, bu bilgiler anlamak ve anlatmak için değil sadece, özellikle uygulamak için,

    2 ay önce #
  5. Oteki

    Büyücü
    Posts: 92

    offline

    Selamlar rumana ve silhak :))

    Rumananın sorularina oncelikle organik bedenimizin maruz kaldiğı etkenlerden başlayarak cevap vereyim.

    Bir rüzgar esse biraz üşüsek karnimız ağırır ishal oluruz yada karışık şeyler yesek midemiz o karısık şeyleri sentezlemek için epey zorlanır.

    Organik bedenimiz hassas ve kırılgandır aslında

     tatlıyı biraz kacirsan disci koltuğunda buluruz kendimizi.
     Ne yapalim organik beden yaşlanır tasarim böyle zaten hemen bunu enerji gercekleriyle ele alip acınlamamiz gerekir hızlıca öykü yükünü oluşturup senden geri almaya kaynağa hizmete zorlayan bir yayılımlar demetine  hizmet etmek durumu bunu bòyle ele almazsak tespitlerimiz havada kalır.

    Ben biyolog değilimki beni ilgilendirmiyor isin o yani birinci dikkatin bakış açisi elbetteki ilgilendirmiyor derken öyle kaba bir reddedis degil aslolan enerji gercekleri acısindan meseleyi ele almak.bu bakışı yaşamın hem mikro hemde makro yanına uygulayabilmeliyiz bu gözümüz gelişmeli o yuzden ısrarla bunun altını çiziyorum yoksa yazilanlar cizilenler ana enerji gercekleri bağlamindan kopuk oluyor karışıyor.

    Bu bakış açısı savaşciya cuk oturacak daha kendine savasciyim demeye korkuyor kimileri korkma kardesim yuksek sesle soyle mütevazilik baska bir sey kusursuzluk baska bir sey.

    Kusursuzlaştikcada tonalin bedenimiz uzerinde etkileride minimize olur oteki adli kiside gram yag yoktur demissin bir tahminde bulunmussun e manken yada artiz olsam o acidan dikkat ederim sifır yağ :)) daha yazarken insana bir titreme geliyor.

    Lamı cimi yok kardesim bisey var senin yasamini alacak bunu farkettin e o zaman cık hemen o eski durumundan olasi en iyi şekilde yaşamını surdur kusursuz ol o zaman buna eslik eden organik bedenimizde daha az diş etkenlere maruz kalır.

    Enerji gercekleri oyle arada uygulanacak birsey degilki 7 gun 24 saat kesintisiz bir durum yari zamanli bir savaşcilik durumu yok yani :))

    Arada bir tensegrity yapayim 10 sayfada kitap okuyayim biraz esrime yaşayayim biraz icsel sessizlik yapayim huşu icinde boyle bir sey degilki savascilik.

    Savascilik ta huzur falan yoktur o bilesim noktasi huzursuz bi yerdir yada varsada huzurlu bir yer bana denk gelmedi :))

    Meseleleri ele alış bicimimden yola cikarak ooo tamam kafasi rahat diye dusunmeyin hic oyle değil her dakika her saniye bakarim bakmak zorundayim o yuzden bu bir savas bende bir savasciyim.

    Elbetteki tonalde insan kardeslerimize oranla gorece maruz kaldigimiz dış etkiler farklı ve baktigimiz dikkat araliklari farkli onlarin hirslarina dahil olmak sacma o dikkat araligininda kendine gore bedelleri var savascinin odedigi bedel ozgurlugune ulasmak icindir onun da maddi bir karsiligi yoktur e zaten savasci olmasaydim cok kazanirdim zengin olurdum diyorsan git ol kardesim engel olan yokki.

    Sıkıcı tekrar ve rutinler yıpratır bedeni.
    Buna rağmen başımıza bisey gelirse onunlada uğraşırız ugrasıyoruz zaten sadece bu niyetmizin dışında bir durum evlerimizde ilaç stoğu yok saçma obsesif beslenme receteleri uygulamayiz zaten bedenimizle bu kadar ilgiliyken birden bire fil olamayız heralde e oluyorsak dönüp meseleyi enerji gerceklerini yanlis anlamısizdir yeniden bakmalıyız.

    Her birimizde enerji gercekleri pırıl pırıl tüm açıklığıyla uygulamarıyla karşılık bulmalı savasci bir düşünce daha havada ona dogru gelirken yakalar böyle anik ve uyanik olanin bir beslenme  recetesine ihtiyaci olmaz.

    Enerji gerceklerini çok iyi anlayacağız irdeleyeceğiz ancak slhak ne diyor uygulanma olmadan bir anlam ifade etmez diyor budur iste
     

    Burada kendi organik sorunlarımdan bahsetmeye gerek yok siz neye maruz kaliyorsaniz bende ayni organik bantta yaşadigim icin bende ayni seylere maruz kaliyorum ama ele alis yontemimiz buna hayiflanmak değil niyetimizden hep bu negatif etkiyi uzaklastirmak disimiz agrisa bile niyetle o agri eşiğini degiştirmek mumkundur bu organik etkenler unutmayalimki bu bilesim noktasi konumuna aittir.gunun birinde insan bicimini yitirip zaten kozayi yakip gidecegiz o zamana kadar icinde durdugumuz bu bedeni bizi idare edebilecek konumda tutmak yeterli estetik kaygilara gerek yok :))

    Sevgiler:)

    2 ay önce #
  6. felaket

    Görücü
    Posts: 221

    offline

    "kedi gibi biraz evcil olmak"

    2 ay önce #
  7. rumana

    Editör
    Posts: 812

    offline

    Insanin oldugu seyi kokten degistirmesi ne kadar zor..

    2 ay önce #
  8. Oteki

    Büyücü
    Posts: 92

    offline

    İnsan aslında olduğu seyi değistirmiyor çünku olduğu şey gerçek kendisi mutlak sağduyu ve algılama özgürlüğü olan bir algılayıci.

    Çocuklugumuza dönüp bakalım bulutlara,rüzgarda sallanan ağaç yapraklarına bakarken ve ic diyaloğumuzda ic karartıci hic bir şey dönmezken.

    Birden bire bizden buyuk olanlar gibi (anne baba cevremizdeki yetiskinler)
    Davranıp konusmaya başlıyoruz bu nasil olabilirki?

    Ozgurce bakan korkusuz bir çocuğun giderek dahada özgürlesmesi gerekmiyormu?

    Bu tuhaf sıcrama tam tersi bir yere doğru nasıl gidebilir?

    Biz büyürken herkes bize defalarca vurgulanmıs bir kaydı ezberletir.

    Sonunda bu ezberler bizi öyle bir katilaştirirki (bileşim noktamiz)artik uçucu zihnimize sahip olmuştur ne kadar hüzünlü bir durum.

    ecüş bücüş bir benlik iddiacı kibirli havadan nem kapan  kaygılı âçlık çeken bir yaratığa dönüşürüz  bizi

    zor gibi görünen bu yabancı donanımı söküp atmak uçucu bunu istermi?

    Hertürden kafa karışıklığını yaratarak bir saniye bile konsantre olmamızı istemez konsantre olursak farkedilir çünkü

    Sağduyulu disiplinli bir yaklasim sergileyerek ilk sarsıntiyi ucucuya yaşatirız

    herhangi bir durumu olduğundan daha büyük yada daha küçük gösterebilir konsantre olmayalım diye herturlu kombinasyonu kullanır.

    Değişmek zor değıl bir kere niyetlenildimi uçucu fazla dayanamaz.

    Sevgiler :)

    2 ay önce #
  9. songl

    Çömez
    Posts: 33

    offline

    uçucunun zihni gittikten sonra çok yalnız kalmıyor muyuz ?

    2 ay önce #
  10. slhak

    Editör
    Posts: 795

    online

    ooo songl selam :), sevgili dostlarımızın sesini duymak ne güzel, neyse konuyu bölmeyeyim, devam...

    2 ay önce #
  11. Oteki

    Büyücü
    Posts: 92

    offline

    Insan biçiminizi yitirmeden uçucudan tam kurtulduk diyemeyiz.

    Saldirilari biz daha displinli bir savasci oldukça hafifler,artik çok kaba blokajlar yaratamaz ama bu durumu hafife almamak gerekir.

    Cok daha acayip manevralarla bizi ağırlaştırabilir oyalayabilir,kendini unutturabilir.

    Uçucu konuların konusudur.

    2 ay önce #
  12. rumana

    Editör
    Posts: 812

    offline

    Sen insan bicimini yitirdinmi oteki?

    2 ay önce #
  13. songl

    Çömez
    Posts: 33

    offline

    merhaba salih

    2 ay önce #
  14. songl

    Çömez
    Posts: 33

    offline

    insan biçimi uçucunun zihni ile aynı gibi geliyor bana. uçucunun zihnine meydan okumak, günlük yaşantımızdaki her şeye meydan okumakla aynı. aile bağları iş ilişkileri duyguların tamamı ve diğer şeyler. uçucudan tam kurtulmadığımız için 'içsel yalnızlık' insanı iliklerine kadar donduruyor.

    2 ay önce #
  15. songl

    Çömez
    Posts: 33

    offline

    pek çok şeye eskiden olduğu gibi -olumlu ya da olumsuz- tepki veremiyorum; bununla birlikte kimi zaman gündelik yaşamdaki ilişkilere özenirken buluyorum kendimi.

    2 ay önce #
  16. Oteki

    Büyücü
    Posts: 92

    offline

    Bir tersinlemeyle cevap vereyim rumana :)

    Savasçı yolculuğuna basladığım gün aslında gerçek insan olmaya basladım :)algılayan farkındalığını çoğaltan

    Bu bir süreçtir ve aynı zamanda bir bileşim noktası konumudur ilk bilesikliğimizi burada kurduk bu dunya bizim matrisimiz

    Ama giderek daha farkli yayılımları vurgular durumdayız yani bu konuma daha az bağlıyız artık baska dunyalarida deneyimliyoruz.

    Insan formunun bilesikligini vurgulayan durumlardan ne kadar cozulursek bicim yitirmeye o kadar yaklasiriz.bizim ihyiyaclarimiz tutuyor o formu aslında günun birinde gidecek vedalasacağiz :))

    2 ay önce #
  17. songl

    Çömez
    Posts: 33

    offline

    Salih'in selamı da ne kadar iyi geldi :)

    2 ay önce #
  18. songl

    Çömez
    Posts: 33

    offline

    merhaba Oteki;
    bigi yolunda ilerlerken yalnız hissetmekle yalnız kalmakla ilgili düşüncelerini merak ediyorum, yazdıklarını ilgiyle takip ediyorum

    2 ay önce #
  19. felaket

    Görücü
    Posts: 221

    offline

    "bize zorla öğretileni" biraz hafife alıyorsunuz. (özetleme)kendimizi beğenmenin ve aşağılamanın aynı şey olduğu bir yerde yazılmıştı.İnsan enerjisi uçucuları besler. Modern kümeslerde yaşayan tavuklar ile insanlar arasında bir fark yok.
    İnsanın seçilmiş bir varlık olduğunu kabul etmek şamanizm düşüncesine aykırı bence. insanların uçucuların besini olması ona bir şey katmaz.Kümes den kaçmak gerekir.

    2 ay önce #
  20. Oteki

    Büyücü
    Posts: 92

    offline

    Selam songl :)

    Savaşçının yalnızlığı içinden geçtigi süreçlere baglıdır.

    Baslangicta ozet yaparken ne yapiyoruz eski alışkanliklari tekrarlari bağıl iliskileri gözden geciriyoruz.

     yaşamımızdaki kalabalık yaratan herşeýden çözulüp yaşamımızi sadelestiriyoruz.daha basindan bunu yaparak enerjimizi ekonomize ediyoruz.yoksa bu ruya konumunda hersey çoğalma genleşme eğiliminde bu eğilimler birlesiyor harmanlaniyor yeni ara tayf ve iliskiler olusuyor (yeni öyküsel durumlar)

    Sadelik savasçınin makro ve mikronun icinde rahat ve akışkan hareket etmesini sağlar kopegi kedisi eşi dostu olan biri ya birilerinin programına dahil olacak yada hep onlara açıklamalar gerekceler bulmak zorunda kalacak.

    Savasçı yol aldikça  siradan insanın can sıkıntısından edindiği yapıştığı yalniz kalmaktan korkarak aman en azından yanımda birileri var diyerek icinde bulunduğu ve aslinda tinine ruhuna iskence gibi gelen durumlari daha net görur.

    S0NSUZUN PARCASI OLMAK

    insan kardeşlerimizle bir sorununuz yokki sadece ayni yerleri vurgulamiyoruz.tonalin motivasyon araclarıni duygusuna girerek kendilerini vererek aslinda yeniden hayat buluyorlar surekli ayni yerleri vurgulayarak bilesiklik sağliyorlar yoksa kaybolurlar bunda bir yanlislik yok

    Savaşçı birinci dikkatin (tonalin)icinde kaybolmadan sonsuzun parcasi olarak varolur.
    Herhangi bir talebi beklentisi olmadan anda kalarak devam eder.
    Baska turlu nasil olabilirki dusunelim aile var arkadaslar var iliski sevgili var bu yazdiğım durumların içi oyle kalabalikki ve talep ettiği duygu replikleri butun enerjimizi erkimizi emer.

    Bu soylediklerim hemen kontra bir duruma itmesin

    Kacmak izole olmak itmek otelemek kötu davranmak gerekmiyor kimseye bu durumlarla başa çıkmak icin kontrollü cılginlık yapmak yeterli sanki ayni yerden ayni şeyden bahsediyormus gibi (diygusuna katilmadan)yapmak yeterli

    Kontrollu çılgınlıkta yanliş anlaşılıyor :))herseye bulasmak icinde olmak motive eden olmak surekli organize olmak birileriyle ortak hareket etmek :))boyle bir şey yok.

    TONALIN KODLARI

    Sevgilisi/ iliskisi /flortu olmak
    Zaten boyle bir durum varsa hangi savasciliktan bahsedicez.daha varliksal olarak kisi kendini anlamlandiramamis 1.dikkatin (tonalin)sığ ilişki tanımlarından birini yasıyorsak

     tonalin en saglam argumanlarınin kodlarinin icini içerığini (aile/ask/is/devlet/vatan/evlilik)enerji gerçeklerini kullanarak boşaltmamız gerekiyor.

    Savaşçı tek başına dururken karsisina çıkıp merhaba diyen birine baktiğında onun tek basina olmadığını arkasında buyuk bir kalabalık olduğunu görür anlattığı yakindığı şeylerin kişiyi nasıl duygu karmaşalarına ittiğini görür simdi soru şu yaşamöykunu ozetlemissin tonalini sadeleştirmissin yasamına boyle biri girsin istermisin?

    Cevap evetse o zaman sonuçlari acık zaten erkini enerjini emen ilişki talep eden  uçucusunun insafına kalmıs biriyle birliktesin ne korkunc yazarken bile insan bir titreme geciriyor:))

    BIZIM TONAL ZAMANIMIZ

    Biz kendi hattimizin buyucu kusağından farkli bir tonal zamana şahit oluyoruz şu an yalnizliktan tek basinaliktan bahsederken bile buyuk kentlerin birinde bir binanin icinde bir kutucuktayiz ve yanda ustte altta diğer kutucuklarda aileler var insanın hic ailesi olurmu yahu :))ne kötü içi boş bir kavram başina bisey gelirse meczup olup is goremez durumda isen bir ailen olur insan erkli bir varlıktir içine düştüğü kuruma bak ismi tumturaklı" Aile"  :))  aileyi de yerle bir ettikten sonra devam edelim.

    Artik mağaralarda koyaklarda yasayamayız biz yeniyiz yeni buyuculeriz bu kadar kalabaliklar icinden sonsuza cikmak tonalin karmaşasınin izini surmek ve buradan 3.dikkate geçmek buyuk bir meydan okuma ama ayni zamanda eğlenceli ketum ve somurtkan olmaya gerek yok tonalin tafrası kağıttan kaplan benzetmesine uygundur.

    Savaşçı tonalin bütününü gorür etki alanlarını nereye doğru evrildiğini gelen zamanın ne getirmekte olduğunun izini surer böyle butunden bakıldığında yalnızlik tek başınalık kavramsal olarak doğru bir yere oturur.

    Aslında siradan insan dünyasıyla zaten hergun bir sekilde temas ediyoruz sadece artik niteliği farklı onlar bulaşıklık
    Ve çıpa atarak linkler kurarak var oluyorlar biz ise istemediğimiz yerde kesintiye uğratabiliyoruz erkimiz var beklentimiz yok ohh ne güzel cok güçlü bir sey değilmi.:))diğerleri ya tutsak olucak ya tutsak edicek sense cıkıp gidebiliyorsun özgürce temas ediyorsun bu kriteri kaybetmedinmi herhangi bir sorun yok.

    Bağıl ilişki talep edene yok kardesim almiim diyebilmek erk ister oda ancak özgurluğunu arayan savaşçida var digerinin oyle bir talebi yok o tam tersine bulastikça linkleri çoğalttıkça hayat buluyor ona yem olmayız olmamalıyiz.

    Tonalde özledigimiz aradiğimiz eksikliğini cektigimiz birsey olmamali.hala oralardaysak daha iyi bakmaliyiz ölum bilinci/farkındalığın karanlik denizinin bizdeki karşılıklarina ne anladığımıza tekrar dönup bakalim bakmakta bir sakinca yok niyetimizi bileriz tinimizi parlatıriz su an bile yaptigımız budur.

    Xtlan

    Her yer ve hic bir yer

    evet yeryüzu bizim yuvamiz ama o kadar birgun onuda terkedecegiz ve sonsuza akacağız o gun gelene kadar niyette kalalim

    Sevgiler :))

    2 ay önce #
  21. rumana

    Editör
    Posts: 812

    offline

    Cok sevdigim biri sunu paylasmisti bir zamanlar:

    "Yılkıdan üç türlü at gelir: Bazı atlar, daha diğer atlara vurulan kırbacın sesini duyduklarında terk ederler huysuzluklarını; ruhlarıyla derileri arasında bir mesafe yoktur.Bazı atlar ise, kırbacın açtığı yarayla ruhları arasında gider gelirler, yara açıldıkça ruhlarıyla derileri arasındaki mesafe kapanıverir. Kan ruhlarına damlayınca teslim ederler kendilerini. Bazı atlar da var ki, her kırbaçta açılır ruhlarıyla bedenleri arasındaki mesafe. Sen onu kırbaçladıkça ele geçmez olur onun ruhu. Öylelerinden geriye, cansız bir tay bedeni kalır. Bir de seyisin hafızasında, gururu hiç öldürülemeyen bir tayın gurur kıran görüntüsü... Ustalık, bu tür tayları uslandırmakta değil, ona hiç bulaşmamakta saklı. Kırbaç, zaten yola gelecekler için bir bahane..."

    Cok guzel degilmi? Ogretiyi animsatmistir bana hep. Eligio 1. Cesit. Carlos 2. Cesit. 3. Cesidide tahmin edersiniz.. ismi suan aklima gelmedi.. Tuhaf.

    2 ay önce #
  22. songl

    Çömez
    Posts: 33

    offline

    açıklama için çok teşekürler Oteki :)

    2 ay önce #
  23. Oteki

    Büyücü
    Posts: 92

    offline

    Bilmediğimiz şeyler değil senin bildiğin seyleri bi kez de ben tekrar etmis oldum
    Bende tesekkur ederim

    Sevgiler:)

    2 ay önce #
  24. Kuthan

    Çömez
    Posts: 28

    offline

    Aklima dj'nin av hayvanini oldurme seklini nasil sectigi geldide.. acaba hic icinde ne idigu belirsiz maddeler olan ve skandal sekillerde uretilen sampuanlari dis macunlarini vs kullanmismidir bu adam diye dusundum. Pek sanmiyorum . Sizce?

    1 ay önce #
  25. slhak

    Editör
    Posts: 795

    online

    Kuthan, işte savaşçılığı ve büyücülüğü bunlardan arındırıp varoluşumuzla ilgili olan kısımları görmek gerek.
    Mesela kullansa nolur kullanmasa nolur? Bunu düşünmek gerek, eğer kullanmıyorsa bu onun savaşçılığı ile ilgili değildir muhtemelen, daha çok bulunduğu kültürün yaşam tarzı ile ilgili olabilir, yani kendi zamanının koşullarıyla yaşıyodur. Mesela Florinda (eski Florinda) makyaj yapan süslü püslü biriymiş, makyaj malzemeleri veya şampuan kullanınca enerji tükenir ve savaşçılık iptal olur diye bir kural yoktur. Eğer bunları yaparken kişiliğini önemsiyorsan elbette değiştirmen gereken şeyler olabilir. Ama şampuan değiştirmek etkili olmayabilir :)
    Mesela kendim yıllarca en pahalı şampuanları kullandıktan sonra, sabuna geçtim :), pek bir fark olmadı, zaten kısa saçlı olduğumdan herşeyle temizleniyor. Pahalı bir şampuan kullanma amacım, içindeki zararlı kimyasallar olmamasıydı. Sonra farkettim ki, insana kendi düşüncelerinden daha fazla zarar veren birşey yokmuş.

    1 ay önce #
  26. Kuthan

    Çömez
    Posts: 28

    offline

    Olaya o acidan bakmadim. Ne idugu belirsiz o kadar cok urun kullanmak zorunda kaliyoruzki dedigin gibi su devirde. Neye bulastigimizi bilmiyoruz. Hayvan deneyleri yapiyor mesela butun unlu ve bilindik markalar. Ilac konusunda bir nebze anlasilir belki bu durum ama kozmetik? Savascilar tarafindan onemsenmesi gereken bir konu. Bizler daha duyarli olmaliyiz.
    Hem dogal hem hayvan deneyleri yapmayan guzel markalar var. Otaci, tresan.. henuz arastiramadim yeterince ama bulasik deterjani camasir sulari.. her sey uretmisler hem dogal hem hayvan deneyi yapmayan. Arap sabunu mis diyebilirsiniz. Yada beyaz sabun oh. En klasik sekilde ele almaya calisabilirsiniz olayi ama .. mesela hangi sabun markasi? Dalan yapmiyor hayvan deneyi ogrendigim kadariyla. Oteki bizim sectigimiz bir marka yapiyor olabilir. Oyleyse dalana yonelmemiz daha mantikli. Sizlerin fikirlerinizide merak ediyorum elbette. Bu konulari dusunurmusunuz bananemi dersiniz. Sadece kendi isinizemi bakarsiniz. Yoksa bu kadarini yapabilirim diyip dikkat edermisiniz. Ben artik etmeye calisacagim.

    1 ay önce #
  27. falan

    Büyücü
    Posts: 53

    online

    Kuthan ben elimden geldigince dikkat ediyorum boyle seylere.balik disinda et yemem.sampuan degil sabun kullanirim dis macunu mecbur ama onun yerine bisey bulamadim.ozellikle sisteme olan guvensizligimden elimden geldigince barkoda yaklasmiyorum

    1 ay önce #
  28. falan

    Büyücü
    Posts: 53

    online

    Kuthan ben elimden geldigince dikkat ediyorum boyle seylere.balik disinda et yemem.sampuan degil sabun kullanirim dis macunu mecbur ama onun yerine bisey bulamadim.ozellikle sisteme olan guvensizligimden elimden geldigince barkoda yaklasmiyorum

    1 ay önce #
  29. Kuthan

    Çömez
    Posts: 28

    offline

    Neden balik disinda et yemiyorsun?

    1 ay önce #
  30. falan

    Büyücü
    Posts: 53

    online

    Köleleştirilmiş hayvanları sömürmeyi doğru bulmuyorum.doğadan kendim avlasam yerim.uçucuların bize yaptığıyla nasıl savaşıyorsak başka türlere bunu yapmamayı da bilmeliyiz bence.

    1 ay önce #

Bu konu için RSS beslemesi

Cevapla »

5,507 posts in 831 topics over 89 months by 137 of 1,035 members. Son Uyeler: Don-Juan, aura, Aduba, yumurta, tokyaylin