Bir savaşçı yaşamöyküsünü siler. Sıradan insanlar kişisel tarihlerine sıkı sıkıya bağlıdırlar. Yapmış oldukları, yapıyor oldukları ve yapacak oldukları her şey hakkında durmaksızın konuşup dururlar. Çevrelerindeki herkese kendileriyle ilgili sürekli bilgi verirler. Bunun sonucu olarak herkeste o insanla ilgili değişmez bir imaj oluşur. Bir savaşçıya göre insanların zihninde bir imaj yaratıp onu sürekli canlı tutmak deliliktir. Çünkü insan kaçınılmaz olarak o imajın esiri olur. İnsanın ailesi, arkadaşları başta olmak üzere çevresindeki herkes tarafından yaratılan beklentilerin gücünden özgürleşebilmesinin tek yolu yaşamöyküsünü silmektir. Bu durumda hiç kimse o insanın kim olduğunu ve ne yaptığını kesin olarak bilemez. Kimse senin ne yapacağını, ne yapabileceğini kestiremez duruma geldiğinde hiçkimseye hesap vermen gerekmez.
Bu konuyu konuşurlarken Carlos Castaneda, Don Juan'a "Ama sen kendin kim olduğunu biliyorsun değil mi?" diye sorar. Aldığı yanıt şu olur:
"Elbette... bilmiyorum. Sana bugün vereceğim küçük giz de işte bu. Hiç kimse bilmez benim yaşamöykümü. Kim olduğumu ya da ne yaptığımı hiç kimse bilmez. Ben bile."