Savaş! Ama bir yandan da oyun gibi olmalı. Keyif alınmalı, kazanma arzusu olmalı ama yenildiğinde yitip kaybolmamak için.
Son haftalarda acımanın olmadığı yerdeydim. Çok değişik bir hal. Havada asılı kalmışım gibi. Çok garipti. Hemen kendime duygu yüklemeye bile kalktım.
Fark ettim ki, bir süre sonra eski ben oldum. Duygu yüklü, zavallı şey. :)
Bazen bir insanı görmek bile sizi oraya çekebilir. Demek ki, öyle herkesle görüşmeyeceksin. Yeri geldiğinde sadece uzak duracaksın. Sabır göstereceksin. Seni o duyguya çeken şeyin kaynağıyla hesaplaşacaksın.
Sonra akıp gidişini izleyeceksin.
Akar gider nasıl olsa...
Napalım?
Kusursuzluk oynayalım mı? ;)