1

Konu: Castaneda Efsane İnsan Victor Shancez Röportaj

Jordan Gruber'in 17 Eylül 1998 tarihinde Hilton Oteli lobisinde Victor Sanchez ile yaptığı röportaj.


Castaneda: Efsane, İnsan & Şükran


JG : Hedeflerin Castaneda'dan oldukça farklıdır. O, “Kartalın çevresinde koşma” olayını gerçekleştirmek gibi, bir çeşit ölümsüzlükle çok ilgili olduğu anlaşılıyor.

Sen ise daha çok insanlara yardım edilmesi ile genel olarak daha çok özgürlük verilmesi, ve yerli insanlara ve Toltek'lere destek sağlanması ile kendi geleneklerini devam etmelerini sağlamalarına ilgileniyorsun. O, kendi küçük grubu için ölümsüzlüğe odaklanmış gözüküyor, senin ise daha geniş bir bakış açın var. Bu doğru mudur?


Sanchez : Gayet iyi açıkladınız, buna ne ekleyebileceğimi bilmiyorum. Temel farklardan biri Toltek bilgeliğinin mümkün olan en çok insanı kapsadığıdır; hepimiz diğer insanlarla ve çevremizde yaşayan diğer şeylerle bağlantıda olduğumuz duygusu ile, her küçük varlık, bizimle ilgili olan her şey, yaptıklarımıza dahil edilmesi gerekir.

Bu duyguda, Castaneda'nın önerisi bana çok kısıtlı geliyor. Özgürlüğe bakış görevini üstlenmiş bir Nagual tarafından yönlendirilen 16 kişilik tek bir grup konusuna gelince, gerçekten sıradan insanların yaşadığından uzak bir şeyden bahsetmiş oluyorsun.

Bu Carlos Castaneda'nın son yaptıkları ve kitapları için geçerlidir, ancak önceki kitaplarında önerilenler daha açıktı, orada yerli algıları daha yaygın olarak bulunuyordu. Son kitaplarında, yerli insanların deneyimlerini bulmak ve onlarla bağdaştırmak zordur. Daha çok entelektüel öneriler gibi, gerçekten de soyut bir şeyler idi.


JG : ClearGreen'in Castaneda için kült benzeri bir etki yaratması ve maksadını değiştirme etkisi iddialarına ne diyorsunuz? Bunlar hakkında her şeyi okudunuz mu?


Sanchez : bir kısmını okudum. İlk elden bilgilere sahip değilim. Görüşlerim için çok dikkatli olmak istiyorum. İlk elden bilgilere sahip değilsem “Ne olduğunu gerçekten bilmiyorum” derim. Bu tür olaylar spiritüel liderimizi bulutlarda yaşayan, maddi dünya ile bağlantısı olmayan biri gibi görmeye çalıştığımızda hatalı olduğumuzu gösteriyor gibi gözüküyor.


JG : Onlar yalnızca insandır.


Sanchez : Tabi ki. Castaneda'nın son yıllarında olanlarda alacağımız çok büyük dersler var. Birini yalnızca bir kişi bir insan değil, insan hatalarını aşan bir spiritüel boyuta koyduğumuzda … kutsal ve sıradan her zaman karışmaktadır.


JG : Kutsal ve sıradan birdir.


Sanchez : Bu halletmesini öğrenmemiz gereken bir şeydir. Eğer kitaplarda bulduğumuz mükemmel ve saf ustaları ümit etmeye devam edersek, o zaman gerçek dünyada, bir birey olarak bizim için özgürlüğe bakış veya bilgeliğe bakış çok zor olacak. Kitap okuyup, gerçek ve maddi ifadeleri günlük yaşamda mümkün olmayan şeyleri yapan, spiritüel bir kişi hakkında bir izlenin edinmek veya bir görüntü sahibi olmak çok farklı bir deneyimdir.


JG : İsa, Buda ve Musa gibi kişilerin dahi -gerçekten de yaşadıklarını farz edersek- çoğu zaman sıradan insanlar oldukları ihtimalini düşünüyor musunuz?


Sanchez : Onlar insandı –sıradan insanlar değil- fakat insandı. Burada çok değerli bir şey var. “İsanın son Günahı” nın yazarı Nikos Kazantzakis akla geliyor. Ön sözde çok önemli bir sorundan bahsediyor. Eğer İsa Tanrı olsaydı, yaptıkları gerçekten çok büyük, çok önemli şeylerdi. Fakat eğer İsa bir insan varlığı idi ise, yaptıkları bunlardan daha da büyük, gerçekten inanılmaz şeylerdi. Bir kez insan boyutunu, bir kişinin insan seviyesini değerlendirdiğinde, bu kişinin yaptığı şeyin değerini gerçekten anladığında oluyor.

Yani, bu haberler Castaneda'nın ekonomik ilişkilerinde, işi hakkında, ve eski eşi ile sorunlarının olduğu veya her neyse, bu tür şeyler bize insanın kusurlarının olduğunu ve bu insanın her şeyinin pek de mükemmel olmadığını gösterdi. Bu bir eleştiri olarak anlaşılabilir. Fakat diğer taraftan anlıyoruz ki, iş sorunları, aile sorunları vs. ile sorunlarla uğraşan diğerleri gibi bir insandı.


JG : … sağlık sorunları …


Sanchez : Evet. Eğer bunu kabul edersek Carlos Castaneda'nın diğer tarafını da anlayabiliriz, o gerçekten de –temel olarak daha önceki işlerinde- ruha ulaşmıştır. Ama, diğer herkes gibi maddesel dünyada başlamıştır. Bu bizim içi çok önemlidir, çünkü bu yaşadığımız mekandır. Bu tür konuların çok da tuhaf sayılmadığı bu dünyada yaşıyoruz biz. Kendi deneyimimizle bu mekandan ayrılıp ruha ulaşabiliriz. İnsan kaygısının ötesinde saf spiritüel varlıklar olmak meselesi değil konu. Olay bu şekilde olmaz.


JG : Tam tersi: dünyada olman gerekir. Yeni kitabın “Yeni bin yılın Toltekleri” kitabında insanların bedenlerini, mali durumlarını, ve ilişkilerini kullanmayı öğrenene kadar senin daha ileri seminerlerine katılmalarını istemediğini söylüyorsun. İnsanlar dünyaya demir atmak zorundalar.


Sanchez : Burada iki ders var. İlki, insan mükemmel üstatların o kadar da mükemmel olmadığı ile yüzleşmelidir. Bu alınacak derslerin ilkidir. Dersin diğer tarafında ise mükemmel üstat eğer insan varlığı, yalnızca bir insan ise, bu o kadar da kötü değildir. Bunun anlamı o benim ve senin gibi yaşamımızda uğraştığımız aynı sorunlarla uğraşıyor, ve sonra da daha yüksekteki bir şeye ulaşıyor.

Biz hiçbir zaman mükemmel olmayacağız, ve bu zaten amacımız da değil, bu yalnızda zihnimizdeki bir simgedir.


JG : Bazı kişiler, Castaneda'nın sağlıklı bir sistemi olduğunu, ve son birkaç yıldaki Tensegrity seminerleri ile bu tamamen değiştirdiğinin tuhaf ve garip bir şey olduğunu söyledi.


Sanchez : Evet, yıllarca yazdıklarından tamamen farklı şeylerdi.


JG : Bu ClearGreen'in, onu pazarlayan grubun, etkisi altında kaldığını söylemesine sebeplerden biridir.


Sanchez : Castaneda'nın yaşamı her zaman bir gizem olmuştur. Gerçekten de, çevresindeki insanların onun üzerindeki etkisinin ne kadar güçlü olduğunu, içinde neler olup bittiğini, insanın kalbinde ne olduğunu ölçmek gerçekten zordur.

Yalnızca bir an için otuz yıldır bir efsane yaratmış ve onu yaşamış bir kişiyi düşünün. Bu kolay bir şey değildir. Kendi çevresinde bir efsane, ve sonra da bu efsaneye inanmış milyonlarca insan yaratmıştı. Tüm bu enerji, tüm bu dikkat, insan varlığı için inanılmaz bir baskı yaratmış olmalıdır.

Oynadığı inanılmaz bir oyundu. Bir kez kendini milyonlarca kişinin önüne koyup, “Ben nagual'im, ben tek varisim.” dediğinde, bir kez kendini üzerinde o kadar çok dikkatin ve enerjinin odaklandığı bir yere koyduğunda … bu inanılmaz bir baskı yaratır. Bu kadar uzun seneler içindeki böyle bir baskının, insan varlığı üzerine ne tür etkiler yapabileceğini önceden tahmin etmek zordur, ancak, eğer yaşamının son yıllarında bu baskı onu bir çeşit çöküşe veya tuhaf bir şeylere götürürse o kadar da garip olmayacak.


JG : Birinin kişisel erki ve ne kadar enerjiye sahip olduğu, onun nasıl ne olduğunun doğrudan sonucu hakkında konuştun. Ölümünden sonra olan tüm dağınıklığın, New York Times'daki makaleler dahil, o tür bir kayıp olduğu …


Sanchez : Evet, bu konuda açıklığa kavuşturmak istediğim bir şey var. Bu kadar çok enerji ve dikkat ile ilişkili konuştuğumuzda, şu soruyu sormamız lazım: “Bu enerjinin sahibi kim?” bu onun enerjisi miydi, yoksa dikkatlerini ona yönelten tüm bu insanların enerjisi miydi? Bu çok, çok ilginçtir, çünkü tarihteki pek çok önemli ve güçlü insan, diğer insanlar tarafından üzerilerine konan dikkat ve beğeninin gücünü kullanmıştır.

Örnek olarak, birçok insan milyonlarca kişinin beğenisine sahip sinema yıldızlarını beğenir ve onların dünyanın tepesinde olduğu gözlenir, fakat bir kez bu beğeniyi kaybettiklerinde, onlar hiçbir şeydir, veya gerçekte oldukları duruma dönerler. Bu durumda sonuç: uyumaya gittiğinde ve gözlerini kapattığında sen kimsin. Tam o anda sen kimsin.


JG : Yalnız ölürsün.


Sanchez : Bu doğru. Castaneda veya bir başkası hakkında konuşurken, bu tür bir deneyim hakkında bir tek kelime bile söylemek mümkün değil, çünkü bu o kadar kişisel ve o kadar gizemli bir şeydir ki, anlaşıldığını iddia etmek için çok uğraş gerekir.


JG : Şimdi eski Castanada'ya bakalım. Sen seminerler ve gruplara eğitim verdin …


Sanchez : … Özür dilerim, eklemek istediğim bir şey daha var. Bir ayrım yapmak önemlidir, çünkü benim 1991 yılındaki “Don Carlos'un Öğretileri” kitabımda, kendimi Castaneda'nın yazdıklarından çok güçlü olarak etkilenmiş buldum. Kitabım onun önerilerini nasıl uygulayacağımıza tanıklık ediyordu, bu yüzden yazdıklarına ve yaptıklarına çok yakındım.

Fakat sonraki yıllarda olaylar çok değişti, ve şimdi seminer ve çalışmalarımda insanlar Tensegrity çalışmaları hakkında sorular soruyor. İnsanlar, çalıştığım yaşayan Toltek'lerde uygulamalarında Tensegrity'ye benzer bir şeylerin bulunup bulunmadığını soruyorlar. Buna benzer bir şeylere rastlamadığımı söylemeliyim.

Aslında, bir kere Carlos Castaneda'nın teklifleri gerçekten önceki kitaplardaki doğanın bağlantısından uzaklaşmaktadır, dünyaya karşı olan sevgi, yerlilerin dünyası ile olan bağlantı … eğer önceki kitapları son önerisi olan Tensegrity çalışmaları ve son yazıları ile kıyaslarsanız, çok önemli bir fark bulacaksınız.

Bu yüzden, benim için ve tahmin ediyorum ki pek çok okuyucu için, olaylar kendi ölçütlerinin ve anlayışının kullanılacağı bir noktaya doğru gitmiştir, yazara büyük bir beğeni hatta sevgi dahi hissediyorsan kendi ölçütlerinden asla vazgeçemeyeceksin. Uygulamalarının sonuçlarında değerlendirdiklerin. Uygulamalar yaşamını nasıl iyi ya da kötü yapıyor? Bu yolla daha iyi olduğunu sandığını seçecek ve kavrayacaksın, çünkü kitaplar bağnazlık için değil, okumak ve en iyi yolu bulman içindir.

Okuduğun bir şeyi gerçekten beğenip sevdiğin, ve bazen de gerçekten senin için iyi olmayan bir şeyin olduğu anlar vardır. Okuyucunun “İkinci Erk Çemberi” nde, Pablito'nun annesinin bir bıçakla onu kovaladığı ve onu öldürmeye çalıştığı garip benzer hikayelerdeki anlarda olduğu gibi. İnsanalar “Bu benim hoşuma giden bir şey değil,” diyebilirler, fakat bunu yazarı beğendikleri veya sevdikleri için kabullenirler mi? Uzun süre kendi ölçütlerini kullanmayabilirsin, ve sonunda öyle bir noktaya gelirsin ki orası bir kült noktasıdır, ustanın söylediği her ne ise sen yalnızca onu takip edersin.

Bu yalnızca tehlikeli değil, fakat aynı zamanda Carlos Castaneda'nın önceki kitaplarında bize verdiği olağanüstü değerli şeylere uygun değil. Bu yüzden eğer, iyi olduğu noktanın ilerisine geçtiğinde, veya daha önceleri yazdıklarını unuttuğunda, önceki yazılarındaki iyi şeyleri unutmaz ve ona olan saygımızı ve sevgimizi devam ettirerek iyi bir şey yapabiliriz.


JG : Sanki önceki Castaneda'nın sonraki Castaneda'ya inanmamamızı istediği gibi bir şey.


Sanchez : Evet, sanki iki tane Castaneda var, şirket kuran bir iş adamı, diğer kişileri mahkemeye verip piyasa için rekabet eden bir kişi, önerilerini kişisel bir eşya gibi korumaya çalışan bir kişi … bu kişisel olarak anlayamadığım tuhaf Castaneda'ların biridir. Fakat bir diğer Castaneda daha var ki kalbimize çok yakın olan, ve özgürlük çağrısı ile pek çok insanın hayatlarına gerçekten inanılmaz katkılar yapan.

Önceki çalışmaları ile hayatıma çok değerli katkılarından dolayı “Teşekkür ederim” demek, ve onun son yıllardaki karmaşık ve hüzünlü hikayesinin yerine onurlu çıraklığına odaklanmayı hatırlamak istiyorum.


JG : Bu size verilenlere dikkat etmekle ilgilidir, çünkü bu konudaki son karar kalbinizde ve ne gördüğünüzdedir.


Sanchez : Bu doğrudur.


JG : Burada karar vermeniz gereken bana bu röportajı verip vermeyeceğinizdir, ve bunun kararını şu anda vermelisiniz.

Sanchez : Kesinlikle.


JG : Ve gerçekten de bu her zaman çöküşün nasıl olduğudur, eğer ilgileniyorsanız.


Sanchez : Kesinlikle.


Çeviri : Aki

2

Cvp: Castaneda Efsane İnsan Victor Shancez Röportaj

Castaneda: Efsane, İnsan & Şükran


Seminer problemi


JG : Bazısı bir hafta süreli olan çeşitli türden kişisel gelişim seminerlerine katıldım. Gerçekten de seminer bitimlerinde kendimi gelişmiş hissettim, ancak eve döndüğümde, ve biraz önce birlikte olduğum kişilerle değil de, kendi kendime veya devamlı birlikte olduğum kişilerle baş başa kaldığımda, evet!, o anda öğrendiklerimi unutmaya başladım, ve eski alışkanlıklarıma, yaşam tarzına yani eski şeklime döndüm. Kişiler ne yapabilir, veya siz kişilere ne yapmalarını öğretebilirsiniz ki katılımcılar seminerlerinizdeki yöntemleri unutmasın?

Aynı şekilde, sizin kitabınızdaki veya herhangi bir kitaptaki yöntemleri okuduğumda, onları kendi başıma uygulamaya meyilli değilim. Bu bir grupla başlamaktan farklı bir şey. Ben bir grupla birlikte olduğumda, gerçekten de gelişmeyi gözlemliyorum, fakat tek başıma olduğumda, bu oldukça zor görünüyor.


Sanchez : Biraz da grup deneyimi üzerine konuşalım. Benim yöntemim çok kullanışlıdır. Paylaşmak istediğimiz yalnızca eylemle, deneyimin kendisi ile, anlaşılabilen veya algılanan şeylerdir. Temel olarak, kişilerle teorilerimiz ve dünyanın açıklamaları ile ilgili konuşup zaman harcamıyoruz. Onları, kendilerinin bir diğer yanını, bizim “diğer kendin” olarak adlandırdığımızla karşılaşacakları deneyime yönlendiriyoruz.

Bu çok değerli bir deneyimdir çünkü, bir toplum ve bir birey olarak bizim ana sorunlarımızdan biri yaşamlarımızı farkındalığımızın yalnızca yarısı olan tonal'in, rasyonel aklın, farkındalığı ile yaşamaya çalışmaktır. Tek başına bu bölümü kullanarak yaşamlarımızı hükmetmeye ve yönetmeye çalışıyoruz. Bu her zaman dengesiz olmak gibidir: hayat her zaman farklı bir şekilde meydan okurken, biz hep rasyonel aklımızla bir şeyler umar, ve kendimizi devamlı olarak sonuçların bizim rasyonel aklımızın beklentisinden çok farklı olduğu bir yerde bularak bununla dengeli bir şekilde başa çıkmayı başaramayız.

Burada, diğer ben denen, kendimizin kullanmadığı, ya da nagual olarak da adlandırılabilecek insan varlığının bir diğer tarafı var. Çalışmalarımızda yaptığımız, insanların bu taraflarına da girebileceği etkinlikler ve uygulamalardır. Bu deneyimlerde olan, diğer ben'e giren uygulayıcılar, yalnızca vizyon, sanrı ve algının tuhaf yönlerini görmüyor. Bu farklı bir çeşit imgelemdir. Bu gerçek bir şey değildir.

Gerçek olan, zannettiğinden çok daha fazla bir şey olduğunu keşfettiğindir. Gerçek olan, geçmişinin tekrarı olmakla suçlanmadığını, nasıl yaşayacağını kendin seçebileceğini, ve ne olacağını kendin seçebileceğini, keşfettiğindir. Özgürlük'ten bahsediyorum. Bu yüzden diğer kendin'in kurtuluşu, yalnızca, en azından kısa da olsa bu tarafa girdiğin deneyimlerle başlar. Kısa olsa dahi bu işin başlangıcı böyle olur.

Bir kez buraya girdiğinde, artık açıklanacak bir şey yoktur. Benimle gitmene ve bana, “Hey, bana ne oldu?” diye sormana gerek yok. Bazı kişiler bana gelip “Dikkat çalışması yaparken ne olduklarını bilmediğim hareket eden gölgeler gördüm, ne olduklarını bana açıklayabilir misin?” diye sorarlar. Bende, “Nasıl bilebilirim? Bunu yaşayan sendin. Ancak sen onu bana anlatabilirsin. Ne olduklarını sen söyle şimdi. Ben orada değildim ki.” diye cevaplardım. Buna karşı onlar, “Fakat bunların anlamı nedir?” derler. Benim cevabım ise, “Bunun bir anlamı yok. Sen bir gölge gördün. Bunu kullanabilir misin? Eğer senin için bir anlamı varsa o zaman bunu kullan. Eğer senin için bir anlamı yoksa, unut gitsin, ve bir sonrakine bak.” olurdu.

Eğer kişiler gerçekten diğer tarafa girerlerse, buranın kendileri için bir anlamı olduğunu görürler. Bu, onların hayatı ile ilgilidir, ne yaptıkları ile ilgilidir, doğanın farklı güçleri (su, güneş, ateş) ile nasıl bağlantı kurup bir şeyler öğrenebileceğimiz ile ilgilidir. Bunlar Dünyamızın büyük Güçleridir. Fakat bu çok anlamlı bir yolla olur. Bir başkasına gidip bunun anlamını sormana gerek olmaz, çünkü bu çok açıktır, ve en inanılmaz şeyler bizim içimizde olur, bunlar sessiz bilgi alanından gelir. Bu anlaşılacak ve açıklanabilecek bir şey değildir.

Böylece, bir insanları bu tür deneyime götürüyor, ve umarım ki bu tür çalışmaların insanların yaşamlarını değiştirdiğini söylemek çok cüretkarca olmayacaktır. Fakat bunu da söylemem gerekir ki bu deneyimden sonra, Meksika'ya gidip çalışmaya katıldıktan sonra (bu Mexico City yakınlarındaki dağlardaki beş günlük bir çalışmadır) eğer gidip bu deneyim çalışmasına katılırsan, hayatının sonsuza kadar değişeceğini ve sürekli bir savaşçı olacağını söylemeyeceğim.

Bu böyle olmayacak. Bir vizyonun, kendinin belki de daha önce görmediği şeyler ve kendin hakkında bir deneyimin olacak. Biz kişisel egomuzun kafesinde tutsak edilmiş ve bu olduğumuzu düşünmeye alışkınız, ama ben senin bundan çok daha fazla bir şey olduğunu söyleyebilirim. Ama en iyisi benim bunu söylemem değildir. En iyi şey senin yaşayacağın bir deneyime girmiş olduğundur.

Uzun zamandır insanız, ve kendi içimizde kullanamadığımız pek çok kaynak var. Beynimizin çok küçük bir kısmını kullanıyoruz … bunu uzun zamandan beri duyuyoruz, ve bu doğrudur. Fakat bu bizim hayatımızı değiştirmeyecek. Hayatımızı değiştirecek olan gerçekten de oraya girmenin deneyimidir.

Fakat daha sonra ne olacak? Çalışmaya katılan insanlar eve döndüğünde ne olacak? Bunu unutacağız, çünkü biz unutmaya mahkumuz. En büyük sorun farkındalık düzeyindeki diğer ben duruma girmektir. İkinci büyük sorun ise, günlük hayatına geri döndüğünde, günlük hayat seni günlük deneyime doğru çekeceğidir, ve sonra sen hatırlamak için ne yapacaksın?

Toltek savaşçıları için başa çıkılması en zor olan şeylerden birinin hatırlama olduğunun nedeni budur. Deneyimlere devam et, bu deneyimlerin yeni hatıralar, diğer kendinin hatıralarını yaratmaya ve bunları biriktirmeye başlayana ve seni kendi farkındalığının diğer tarafına götürecek olan uygulamaları yapmaya kadar devam et. Eğer yeteri kadar uygulama yaparsan, diğer senin hatıraları o gerçekliği yaratıp orada tutunana kadar onları birleştirir. Ondan sonra ne olur?

Mükemmel olmazsın. Birçok açıdan boktan bir herif olursun. Fakat buradaki fark, hayatının kazananı ve yöneten tarafı diğer kendinin deneyimi tarafından serbest bıraktığın taraf olacağıdır. Bu kendi hayatını yaşamaya başladığında olacaktır. Bu kendi savaşlarını seçmeye başladığında olacaktır. Bu sana her ne oluyorsa, oraya gidenin sen olduğunu, ve bunu değiştirecek olanın da yalnızca sen olduğunu, keşfettiğinde olacaktır. Bu kendi savaşlarını yaşadığında olacaktır. Büyük değişim budur.

İnsanlar bana hep aynı soruyu sorarlar. “Çalışmadan sonra, kaderim, görevlerim, gerçek bir savaşçı gibi yaşamak hakkında inanılmaz açık bir vizyonum vardı, ama his yavaş yavaş kayboldu, ve kendime unutmayacağıma söz verdiğim halde, tekrar eski sorunlarıma döndüğüm için kendimi üzgün hissetmeye başladım.”

Ben ise şöyle diyorum: “Ne olacağını umuyordun? Bir gün savaşacağını ve bundan sonra günde 24 saatini kapsayın bir savaşçı olacağını, yaşamında artık kendini önemsemenin olmayacağını, tüm boktan şeylerin kaybolacağını mı umuyordun?” Eğer bunu bekliyorsan, boşuna bekliyorsun. Bu tür şeyler asla olmaz.

Savaşçının yolunu takip etmeye kendimizi gerçekten adarsak olacak olan ışığa dokunacağımızdır, ve sonra da unutacağız. Ve sonra tekrar deneyeceğiz. Ve sonra tekrar farkındalık alanına gideceğiz. Oraya gideceğiz, ve sonra oradan çıkacağız, olacak olan budur çünkü yaşamın büyüsü budur.

Hayatın bizim için tam bir anlamı varken, ve eğer her zaman güzel, olağanüstü, büyülü bir zamanda olsaydık, bu büyü olmayacaktır. Her zaman aydınlık bir halde yaşamadığımız için yaşam büyülüdür. Kartalın uçuşu çok değerlidir çünkü biz halen sürünen varlıklarız! Eğer yalnız uçan varlıklar olsaydık, bu o kadar da önemli olmayacaktı. Eğer ölmeyecek olsaydık, yaşan o kadar nadide ve değerli olmayacaktı.

Bu, iki tarafın dengesidir. Bu Quetzalcoatl'ın anlamıdır ve Toltek olan bizlerin işaretidir. Yılan ve Kartal. Biz Meksika bayrağında gördüğünüz Aztek'lerin işareti olan yılanı öldüren kartal değiliz. Bir şekilde, ruh galip geliyor ve maddeci tarafı, “kötü” tarafı, öldürüyor.

Toltek bilgeliğinde bu böyle değildir. Kartal ve yılan bir oluyor. Yılan tüylerini geliştiriyor ve uçuyor. Büyü olan budur: yılanın uçabilmesi, kartalın uçması değil. Kusurların, zayıflığın ötesine gideceğimiz iddiada bulunmamak bu nedenle önemlidir; bu gerçekleşmeyecek: biz yalnızca insan olacağız, biz aptal bir insan gibi ölüme gideceğiz. Fakat büyü, gerçek büyü, gerçek savaş, süründüğümüz, zayıflıklarımızın olduğu yerden ayrılarak, yükselip ruha dokunmaktır. Bu Quetzalcoatl'ın uçuşudur.


Tolteklerin Gücü


Sanchez : Bu bilgi adam ve kadınları, Toltek yerlileri ile zamanımı paylaştığımda, onlar ne yapıyorlardı? Günlerce oruç tutarak, kutsal yerlere giderek, arkadaşlar edinerek, geceler boyunca hiç uyumadan günlerini geçiriyorlardı. Bu özel görevlere yalnızca ruha hizmet için, yalnızca kendi toplumlarına hizmet için, yalnızca dünyaya hizmet için, yalnızca büyük Güçlere aldıklarının bir kısmını geri vermek için, girişiyorlardı.

Kendini önemsemenin ötesinde bir yaşam şekli. Kendini usta olarak tanıtan pek çok kişi gördüm, ama hiçbir zaman Kuzey Meksika dağlarında çok basit bir yaşam süren insanların arasında gördüğüm kadar güçlü ruhu olanına rastlamadım.

Ve inanılmaz olan şey ise … birleri bana şunu sordu: İlaçları var mı? Nasıl tedavi edeceklerini biliyorlar mı? Evet veya Hayır. Onların hepsi sağlıklı mı? Hayır. Bazılarının sorunları var, bazı çocuklar mide veya diğer sorunlardan ölmektedir.

Ne tür bilge adamlar tanıdım? Don Juan gibi midirler? Ne söyleyebilirim ki? Toltekler gerçekten büyük sorunlarla uğraşmaktalar. Bazen bu, alkolizmdir, sefalettir, beyaz adamın topraklarına el koymasıdır. vs. Yüzlerce yıldır yerli olmayan toplumun şiddetinin acısını çekmekteler. Hayatta kalmak bile onlar için büyük bir başarıdır.

Geleneklerini hayatta tutuyorlar, ve bu kolay bir şey değildir. Sorunları var, mükemmel değiller, sefalet içinde yaşıyorlar. Zorlu maddi sorunları var. Benim için mucize, bu çok zorlu yerden gelerek inanılmaz yüksekliklerdeki ruha dokunmak için yükselmeleri, gerçekten hayatlarını diğer insanların hizmetine vermeleri, sevgi veya savaşçılığın ne olduğu, ve bilgeliği arama konusunda konuşmamaları, fakat bunları yapıp böyle yaşamalarıdır.

Benim için, bu herhangi bir kitaptaki karakterden daha büyüktür, çünkü ben ona dokunabiliyorum, ellerini tutabiliyorum, onları kucaklayabiliyor ve onlardan bir şeyler öğrenebiliyorum. Bunlar bildiğim şamanlardır. Ve onların seremoni zamanlarında, onların büyülü zamanlarında, yapabildikleri şeyler, anlaşılma ihtimal olanların dışındadır.

Çöldeki onlarla beraber olduğum son yolculuğumda, güneşin doğduğu anda, ilk olarak çalılıklara doğru koşan bir insan görmüştüm. Her zaman onları ateşin çevresinde görüyordum, çünkü bu tür seremonilerde ateşten uzaklaşmanın çok tehlikeli olduğunu kabul ediyorlardı. “Emniyette olmak için Büyük Baba Ateşle beraber olmamız gerekir.” diyorlardı.

Bu kez biri tam ışığın dünyaya geldiği anda çalılara doğru koşuyordu. Sonra şarkı söylemeye başladı, fakat bir kurt gibi şarkı söylüyordu (kurdun söyleyeceği gibi bir şarkı), sesi dünyanın dört bir köşesine doğru yayılıyor ve dağlardan yansıyıp bize geri geliyordu. Fakat et şaşırtıcı olan şey kurtların ulumaları ona cevap veriyor olmaları idi. O dünyanın her köşesinden gelen bu kurtlarla konuşmaya başladı.

Bu ne idi? Bilmiyorum. Buna şahit olduğumuzda yaptığımız tek şey ağlamak oldu. Evrenle bu kadar derin bir bağlantıya geçen biri inanılmaz bir deneyimdi. O şarkı söylüyordu, ve tüm dünya ona cevap veriyordu, ve onlar hep beraber şarkı söylüyorlardı. O kadar inanılmazdı ki.


JG : Gerçekten desen bu işi seviyorsun. Bu konuda konuşmak bile seni neredeyse kendinden geçiriyor.


Sanchez : Başka bir yerde bu kadar gerçek bir şey görmemiştim. Bu nedenle Avrupa'da, Birleşik Devlerde, nerede olursa, varlıklı toplumları gördüm, ve daha ileri şeyler gördüğümden etkilendiğimi hissetmedim. Bana dokunan şeyler, ve gerçekten de kalbimi bu kadar derin bir şekilde dokunan şeyler gördüğüm en basit şeylerdi.

Kitapları yoktu, sana bir şey satmak istemiyorlardı, ve asla “Ben tekim” demiyorlardı. “Lütfen bana rehberlik yapın. Lütfen bilgelik yolunu nasıl takip edeceğimi söyleyin.” dedim. Ve ne dediğini biliyor musun? “Senin için bir cevabım yok. Ben yalnızca bir insanım. Sana yalan söyleyebilirim, ve sen benim yalan söylediğimi nereden bileceksin? Kendi cevapların için yoluna git ve ara. Ruha sor, senin sorularını cevaplayabilecek bir tek o var.”


Çeviri : Aki

3

Cvp: Castaneda Efsane İnsan Victor Shancez Röportaj

Castaneda: Efsane, İnsan & Şükran


Büyük Güçler Her Yerdedir


JG : Doğa temelli olan Toltek'lerin öğreti ve anlayışlarını alıp buradaki, otel odalarında, Birleşik Devletlerdeki insanlara getirebilir misin? Gerçekten kentli insanlar Tolteklerin yaptıklarını anlayabilir mi? veya şehirlilerin kendi çeşitleri mi olmalı …


Sanchez : Bunu yapabileceğimizden yalnızca emin değilim, daha da ileri gidiyorum. Yapmak zorunda olduğumuza da eminim.

Biz şehirlerde yaşıyoruz, TV'lerde gördüğümüz sorunlara o kadar kapılmış durumdayız, ve TV bize her zaman yaşamın nasıl olduğunu söylüyor, neler hakkında endişelenmeliyiz, ve ne tür şeyleri aramalıyız. Biz büyük binalarımızda otururken TV hayatın nasıl bir şey olduğu söylemektedir. Ancak doğa bundan daha büyüktür. Hükmü her zaman doğa verir.

Evrendeki her şeyin enerji alanları olduğu söylendi, fakat bizim yaşadığımız diyarda en büyükleri ve hüküm sürmekte olan beş tane enerji alanı var. Bunlar, güneş, hava, rüzgar, su, ve ateştir. Her ne kadar onlar hükmediyorlarsa da, biz onları görmezden gelmeye çalışıyoruz. Bu insanlığın tüm tarihi boyunca yapmaya çalıştığı bir şeydir. Onları görmezden geliyor, ve dünyanın yöneticileri gibi davranıyoruz. Evreni yönetiyor, doğayı fethediyor gibi davranıyoruz, fakat evreni gerçekten yönetmeye ne kadar yakınız? Eninde sonunda ne olacağına karar veren doğadır, evrendir, güneştir, dünyadır.

Yaratılışın kralı, insan varlıklarının yönetici olduğuna dair tüm iddia ve tavırlarımız, sonuçta hiçbir şey olacak. Birey seviyesinde olan aynı şey insan toplumu seviyesinde de olacak. Coca Cola gibi büyük bir şirketin Genel Müdürü olabilirsin, veya Michael Jackson veya Michael Jordan ya da istediğin herhangi biri de olabilirsin. Bunlardan herhangi biri olabilirsin, ama sıradan insanlar gibi ölmeyecek misin?

Farklılığın ne olacak? Paran beş dakika daha hayat verebilecek mi sana? O halde farkın ne olacak? Şunu söylemek istiyorum, ölüm çevremizde yokmuş gibi davranıyoruz, hatta ilerisinde daha başka bir şey olacakmış gibi düşünmek istiyoruz, ve “Tamam, sonuçta biz ölmeyeceğiz.” diyoruz. Fakat öleceğiz.


JG : Ego kesinlikle ölür.


Sanchez : Ve bu nedenle, çünkü ölüm her zaman çevremizde olduğundan, biz onu danışman olarak kullanıyoruz: “Sen o kadar büyük değilsin dostum. Sen yalnızca ölecek olan bir varlıksın ve en iyisi şimdi hayattan zevk al, en iyisi sorumluluklarını yüklen şimdi, ve % 100 yaşa, çünkü bu sonsuzluktaki tek şansındır.” diye sesleniyor bize.

Doğa ile bağlantı şehirde yaşayan insanlar için büyük önemi var çünkü şehirler doğadan yalıtılmamıştır. Bir arkadaşım Meksico City'deki seminere benimle birlikte giden bazı kişilerle konuşmuş. Seminerden sonra katılımcıların ebeveynlerinin onları yeteri kadar sevmediklerinden şikayet ettikleri konusundaki konuşmalarından şaşırmış. İnsanlar yaşam hakkındaki deneyimlerini paylaşıyordu ve birkaçı ailelerinin onları yeteri kadar sevmediğinden yıllarca acı çektiklerini söylediler.

Ve onlara demiş ki, “Ne söylediğinizi anlamıyorum. Ailenizin sizi yeteri kadar sevmemiş olduğu için çok üzgünsünüz. Ne diyebilirim ki? Ben babamı tanımıyorum. Doğduğumda babam ortada yoktu, ve ben bu şekilde yaşadım. Ama hiç de üzülmedim, babam benimle beraberdir, bunu görebiliyor musunuz? O güneştir. Nereye gidersem gideyim güneş benimle beraberdir.”

Güneşin olmadığı nereye gidebilirsin? Eğer bir şehirde isen, her taraf asfalt kaplıdır, fakat bunun altında, asfaltın altında ne var? O bizim annemiz dünyadır. Her zaman oradadır.

Ve şöyle dedi arkadaşıma, “Dağlardaki, veya çöllerdeki ateş dedeye eşlik edecek ateşler yakabilir misin? Öyle ise ne yapıyorsun? Şehirde kendini yalnız hissetmiyor musun?”

“Hayır, ocakların yok mu? Orada ateş yok mu? Ampullerin yok mu? Bu ışığın ne olduğu zannediyorsun? Bir makinenin içindeki güç ve ışık nedir? Araban var mı? Motor hareket etmek için ne yapar? O ateş dedenin gücüdür.” dedi.

Büyük güçler her yerdedir. Eğer onları görmek istersek yalnız olmayacağız. Bu nedenle şehre gelebilir, kendimi onlarla yakın bağlantıda ve mükemmel rahat hissedebilirim. Şehirde veya dağda yaşıyor olmanın hiçbir önemi yok. Sorun dikkat edip etmediğindir.

Dünyanın büyük güçleri ile olan bağlantının deneyimi garip gelebilir. Fakat yavaş yavaş ateşle konuşmaya başlarsan (başta ateşten gerçek kelimeler duyduğundan emin olmayacaksın) ama yavaş yavaş bazı kelimeleri duyacaksın, ve eğer bu arkadaşlığı devam ettirirsen hayatını değiştirecek bütün kelimeleri duyacaksın. Bu iş böyle olur. Burada, şehirde bulunduğun yerden başlayabilirsin. Biz bu şekilde yaptık.


JG : Kendi kabile köklerine dönüş yapıp dünya temelli spiritüalizmi deneyimleyen, yönetenleri “çağıran”, ve ateşi, suyu, ve diğerlerini kullanan insanlar, Neo-Paganlar hakkında bir şey duydun mu? Sanırım onları beğenirsin; bilmenin mümkün olmadığı iyi şeyler oluyor.


Sanchez : Farklı ülkelerdeki, özellikle İngiltere'de, bu tür kişilerle bağlantıların var. İngiltere Avrupa'daki özel bir yerdir ve burası insanlar için toprakta kökleri olan geleneklerle bağlantı kurmak daha kolaydır. Eski geleneklerde toprakla, doğa ile bağlantı, çok olağan bir durumdu. Bu nedenle bağlantıyı sağlamak onlar için zor değildi.


Çeviri : Aki

4

Cvp: Castaneda Efsane İnsan Victor Shancez Röportaj

Kendi Uygulamalarımızı Yaratmak


Sanchez : Bu soru bizi çok önemli bir noktaya getirdi: tekrar doğal insanlar olmamız gerekli mi? Toltek'lerin yolunu izlememiz gerekiyor mu? Toltek'lerin yolu özgürlük araştırmaları yapmanın tek yolu mudur? İnsanlar bana sıklıkla bunu sorarlar.

“Tabi ki değil. Özgürlük ve bilgelik herkesin bulunduğu yerde mevcuttur. Eğer gerçekten kendini yolunu bulmaya adarsan, elinde ne varsa onu kullanacaksın.”

Bizim hakkımızda konuşalım. Yerli insanlardan bazı uygulamaları aldık ve öğrendik. Bu yeterli midir? Toltek yerli uygulamalarını bu şekilde mi takip edeceğiz? Cevap “hayır” dır. Bu geleneğin yalnızca yarısıdır. Gelenek bir inanç bütünü değildir, o bir uygulama bütünüdür.

Diğer kişilerden bazı uygulamaları borç alabiliriz, çünkü modern toplumlardaki bizler geleneklerimizi kaybetmiş durumdayız, Büyük Ruh ve diğer Güçler, etrafımızdaki diğer enerji alanları, ile bağlantıyı sağlayan kullanışlı uygulamaları kaybettik. Her şeyden, diğer insanlardan, akrabalarımızdan, soyutlandık ve ayrıldık. Otuz yıl bir insanla birlikte yatabilir ancak halen ondan ayrı olabiliriz.

Bu nedenle geleneklerimiz yok. Gelenek, insanların büyük Ruh'la kaybolan birliğin tekrar geri kazanılması için yapılan uygulamalardır, gerçekten her şeyle birleşmiş olan, rahimdeyken bildiğimiz o şeye geri dönmemiz için. Toltek savaşçısı bu çeşit bir durumda yaşar, bütün evrenlerle yakın ve samimi bir bağlantıdır bu.

Bu nedenle Toltek savaşçıları diğer insanlara zarar vermez, çünkü biliyorlar ki, herhangi bir şeye veya insana vereceğin zarar kendine zarar vermektir, ve başkalarını şifalandırmadan kendine şifa vermen olanaksızdır. Başkalarına yardım etmeden kendine yardım etmen olanaksızdır.

Büyük ruha katılma deneyimi için giriştiğimiz bu uygulamalar, başlangıç için yeterlidir, ancak bu gelenek asıl geleneğin yarısıdır. Bizim kendi bölümümüzü eklememiz, kendi yolumuzu yaratmamız gerekir. Toltek'lerin yaptıklarının bir bölümünü kullanabiliriz. Onlardan bir şeyler öğrenebiliriz. Fakat bununla ilgili inanılmaz olan şey geleneğin bir kişi tarafından öğretilmediğidir, Güçlerin kendileri tarafından öğretilir.

Bir ustanın, yerli topluluğundaki birinin çocuğunu eğiteceğini, veya bir acemiye geleneği öğreteceğini umarak yıllarımı harcadım. Bunu görmeyi umarak yıllarımı harcadım, çünkü hac ve ritüellerinde yaptıkları o kadar karmaşıktı ki, “Bunu nasıl öğrenebilirim? Bu çok fazla.” diye meraklandım. Burada bir çeşit öğretmenin bulunması gerektiğini sanıyordum.

Yıllar sonra buna benzer bir şeyin olmadığını keşfettim. Kendin öğreniyorsun, kendini eğitiyorsun. Böylece eğer yerli kişilerden öğrendiğin bir yöntemle bir Güce yaklaşma girişiminde bulunursan, eğer ateşe yaklaşır ve bir kurban adarsan, ve sonra da kurbanını sunarsan, o zaman Güç bir sonraki adıma geçecek. Kendi yaşamın ve kendi insanların için geliştireceğin ve bulacağın gelenek Gücün kendisi tarafından sana öğretilecek.


JG : Nerede yaşadığına ve yaşamının ne şekilde olduğuna uygun olması gerekir.


Sanchez : Kesinlikle. Bize yol gösteren enerji alanlarına katılmak için kendi yolumuzu yaratmaya ihtiyacımız var, Ateş Dedenin yaptığı gibi mesela. Buna pek alışık olmayan kişiler için bunun çok saçma gözüktüğünü biliyorum, ama bu çeşit şeyleri deneyimleyen kişiler için bu çok belirli ve somut bir şeydir.

Bu nedenle beni yerli insanlar gibi giyindiğimi görmüyorsunuz. Ben yerli biri gibi olmaya çalışmıyorum. Evet, ben hayatımı yaşıyorum, ve geliştirdiğimiz gelenek, yerli insanların kendi dünyalarında ruhlarla bağlantı sağladığı, benzer deneyimleri olan yollar bulmaya ve geliştirmeye izin veriyor.


JG : İnternet gibi yeni teknolojiler hakkında ne diyorsunuz? İnternet kanalı ile bilgilerinizi yaymak için yollar düşündünüz mü?


Sanchez : Kesinlikle, bir web sitemiz var ve İnternet bizim için oldukça faydalı. İnternet çok güçlü olan bir şey, iletişimi, insanların birbiri ile bağlantı kurmasını sağlar. Ve insanlar birbirleri ile bağlantıda bulunabilirler ve birlikte güzel şeyler yaparlar, veya birlikte olurlar ve aptalca şeyler yaparlar. Güçlü bir vasıtadır. Bizim yaptıklarımızı insanlara duyurma şansı veriyor, ve Rusya, Şili, Finlandiya ve Güney Amerika dahil birçok farklı ülkede önerilerimize göre uygulama çalışmaları yapan insanlar var.


Etkiler


JG : Yaptıklarınızın bir çoğu orijinal çalışmalar gibi gözüküyor. Konuştuğun veya yazdığında, Castaneda'ya ek olarak birçok başka spiritüel öğretmenler ve gelenekler de akla geliyor, Budizm'deki her şeyden (tüm duygulu varlıkları koruma) ve Gurdjief'ten ( herkes nasıl her zaman uyuyor ve çok az seçim şansımız var), SETH'e, New Age varoluş kanallığı (gücün zamanı şimdi, ve sen kendi gerçekliğini yaratıyorsun, bazı durumlarda birleşim noktasını kaydırmaya benzer bir durumdur), William James'e, büyük Amerikalı psikolog, bizim dışımızda nasıl inanılmaz miktarda “şey” bulunduğunu anlatan kişi (beynimiz ufacık - çok küçük bir bant genişliğini filtrelemek için tasarlanmış, böylece biz sıradan dünyada yaşayabiliyoruz). Bu yüzden, görülüyor ki yaptıklarında tüm bunlardan kırıntılar ve parçalar ve daha fazlası bulunuyor, fakat bunlardan herhangi birine inandığın veya bahsettiğin görülmüyor. Bunlar üzerinde çalıştın mı, yoksa onlara aşına mısın, veya bunlar o kadar da önemli değil mi?


Sanchez : Bu soruyu beğendim çünkü yaptıklarımız kitaplardan gelmiyor, seminerlerden gelmiyor, doğu filozoflarının veya buna benzer bir şeylerin incelemesinden gelmiyor. Yaptıklarımız dağlardan geliyor. Farklı bir niteliği olma nedeni budur.

Geçen günkü konuşmamda insanlar Çinli görüşler ve herhangi bir şey arasındaki bağlantı hakkında öyle bilgili sorular sordular ki, “özür dilerim, ben cahilim, bunu yapacak kadar iyi değilim.” dedim.

Bu deneyimi paylaştım ve size anlatamayacağım kadar inanılmaz sonuçlara ulaştım. Sizi paylaşmaya davet ediyorum, ve eğer bundan sonra açıklamalar yapmak istiyorsanız, yapın. Fakat bize olan, harekete, işler yapmaya o kadar çok bulaşmış olmamızdır …

Bizim yaptıklarımızda farklı bir şey var. Eğer biri bana, dağlardan gelen bizim yolumuzdaki büyük farklılığın ne olduğunu sorarsa, diğerlerine verilen önemin zihinde olduğudur. Batı kültürü, modern kültür, neredeyse 5000 yıldır mantıklı akıla odaklanmış, Aristo ve Descartes'ten sonra, en önemli şeymiş gibi, mantıklı aklı insan deneyiminin en tepesine yerleştirdik.

Eğer mantıklı akıl ile yaşamak istiyorsak, yönetmesine izin verin, sonra diğer tarafın, sessiz bilgi, orada olmayacak. Böylece mantıklı akıl bilgisi bizi dengesi olmayan bir alana götürür. Eğer yalnızca düşünerek ve düşünerek yaşamını yönetmeye cabalarsan, sonunda kendini psikanalistin koltuğunda bulacak, ve yıllarca yaşamınla ilgili konuşmalar ve düşünceler olacak ama hiçbir şekilde değişmeyeceksin.

Bunun tersi, bizim yaptığımız eylemdir. Biz bedenimizle bir şeyler yapıyoruz. Biz var olduğunu bile bilmediğimiz kendi parçalarımızla bir şeyler yapıyoruz. Mantıklı akıl tüm sürecin yalnızca küçük bir parçasıdır. Meditasyona giden insanlar dahi, spiritüel felsefeye dalıyorlar, buna her şeyi yöneten akıl neden olur.

Carlos Castaneda'nın son eserlerinde sevmediğimiz şeylerden biri de budur. Soyut hale geliyorlar, çok entelektüel, çok karmaşık ve her şey hakkında sofistike açıklamalar … ama kitabın sayfalarını kapattığında ne oluyor? Sesini kestiğinde ne oluyor? Onu bunu açıklamadığında ne oluyor? Senin neyin var? Orada ne kalır? Laflarla inanılmaz kaleler inşa edebiliriz, fakat sessizlik geldiğinde ne oluyor? Hangi deneyim kalır?

Bu nedenle yirmi yıldan beri geliştirdiğimiz programlar, insanların bir şeyler yaptıkları programlardır, ve insan yaşamını değiştiren ve geliştiren gerçek deneyim sessizlikte meydana gelir.

Ben aslında insanların fiilen konuşmadığı gerçeğinden bahsetmiyorum, demek istediğim burada sessiz bilgi denen bir deneyimin olduğu gerçeğidir, ve gerçekte yaşamının ihtiyacı olan şifalandıran bir şeyi kavradığında, bu sessizlikten gelir.

Bunun için açıklamalara ihtiyacın yok. Bu kişilerden kaçı, bu büyük ustaların kaçı, kelimeler kullanmadan, açıklamalar olmadan bazı şeyleri yapmaya yetenekleri var? Bu dağlardaki insanların işidir. Onlar şeyleri açıklamazlar. Yalnızca yaparlar. Böylece, bu benim için çok özel nitelikte, ve öğrenmenin en çabuk ve temiz yoludur.


Çeviri : Aki

5

Cvp: Castaneda Efsane İnsan Victor Shancez Röportaj

Enerji, Bağlantı & Özgürlük


Sanchez : Bu bilgelikteki diğer büyük fark ise, özgürlüğü tek başına elde edemediğindir. Bazen kendimizi özgürleştirmeyi, kişisel gelişmemizi artırmayı, düşündüğümüz bir noktaya geliriz, bu tür gelişmeler insani boyutta hissediliyor. Psikoloji bile, bireye ve zekaya fazlasıyla odaklanmıştır. Dağlarda olan ise tam tersidir. Her şey tüm Güçlerin katıldığı bir süreçtir.

Sana her ne oluyorsa onlarla bağlantılıdır, diğer insanlarla bir bağlantısı vardır. Onlar birbirlerini selamlarken, “Sen benim diğer yarımsın.” derler. Kısaca, sana olan her şey ve paylaştığın deneyimler benim sürecimin bir parçasıdır. Sen kendini geliştirmeye çalışabilirsin ve aslında bunu yaparsın da, fakat çok az kişi tüm evrenin yaptıklarına katıldığı bir seviyeye ulaşır.

Bu senin işini yapmaya benzer. Sen işini para için, veya topluma hizmet için yaparsın, ki bu daha iyidir. Fakat sen işini yapabilirsin, ve güçleri ona katılabilirsin, çünkü sen güneşe bir şey sundun. Veya, belki de yalnızca babana yadım ediyorsun, güneşe, her türlü karanlıktan geçerken ona biraz ışık katıyorsun. Böylece yaptıkların tüm bu inanılmaz olgularla bağlantılıdır. Buna benzer bir deneyim tamamen farklıdır. Bu çeşit bir deneyimde sen soyutlanmış değilsin ve yaptıkların yalnızca kendinden olmuyor. Her şey önemlidir, her şey birbiri ile bağlantılıdır, ve sen bu şekilde yaşıyorsun.


JG : Yani, güneş bilinçli mi? Güneş farkında mı, bizim olduğumuzdan daha fazla mı farkında?


Sanchez : (Gülüyor) Bu cevaplanması zor bir soru. Daha farkında olduğunu söyleyemem. O, Güneşin farkında olması gerektiği şekilde farkında. Ama kesinlikle canlı.


JG : Ve rüzgar da, rüzgarın farkında olması gerektiği şekilde mi farkında?


Sanchez : Biliyor musun … Yerli birinin bir kez beni çağırdığını hatırlıyorum. “Bulutların canlı olduğunu, havanın canlı olduğunu düşündüğümden benim deli olduğumu sandığını biliyorum. Ama eğer bize hayat veriyorlarsa nasıl canlı olmayabilirler? Canlı olmadan nasıl hayat verebiliyorlar?” O, su, doğa için konuşuyordu.


JG : Bununla ilgili bir sorunum yok. Castaneda, kişinin yaşamındaki enerji kalitesi, hamile kalınan anda ebeveynlerinin aşk durumuna kısmen bağlıdır, dediğini hatırla. Tüp bebek olarak doğan çocuklarda durum ne olur? Çünkü aslında gebe kalma anı test tüplerinde başlıyor. Tutkulu bir aşk esnasında başlayan bir hamileliğe karşın tüp bebek olarak doğan birinin enerji seviyesi ne olur?


Sanchez : Bir bilgim yok. Uzun vadedeki sonuçlara göre tanıklık edebileceğiz hatta ölçümleyebileceğiz. Bu yolla doğan kuşaktakiler ve belki de bu deneyim bize cevabını verecek, fakat şu anda bir fikrim yok.


JG : Özgürlüğü isteğine ve enerjiyi tasarruflu kullanmak için son sözleriniz?


Sanchez : Enerjiyi tasarruflu kullanmak için iki şey var. Enerji tasarrufu için yapabileceğin en iyi şey kendini önemsemeden uzaklaşmak için yollar bulmaktır. Mütevazi olmayı öğrenmene ihtiyaç var. Mütevazi olmanın anlamı kendi boktan durumunun vizyonunu kaybetmemektir. Bir yazar veya herhangi bir şey olabilirsin, yaptığın her neyse onda kaybolabilirsin, kendini önemsediğinde, o zaman izini kaybedersin, ve aradığın her neyse onu da kaybedersin.

Geçekten devam edebilmek için tek yol, kendi boktan durumunun görüşünü korumaktır, çünkü ancak o zaman hepimizin karşısında durabilir ve karşında duran insanın aynısı olduğunun fakına varabilirsin. Ondan büyük değilsin, büyük birini oynamaya çalışmak yerine kendi boktan durumunu hatırlayabilir ve bunun için rahat olursun, bu tür farkındalıkta çokça enerji vardır.

Gerçeği söylemek gerekirse aynı zamanda çok enerji tasarrufu da yaparsın. Yalancı olmak daha çok enerji harcamana sebep olur.


JG : Gerçeği söyle, alçak gönüllü ol, ölümü danışman olarak kullan …


Sanchez : Evet. Toltek savaşçısının ilk ve nihai hedefi özgürlüktür, ve bu nedenle de Toltek savaşçısı bir disiplin değildir, bu nedenle Toltek savaşçısı bir usta değildir, çünkü o özgürlüğe aşıktır.

Özgürlük, özel bir anda, çok özel bir şey olmalıdır. Soyut bir yolla özgürlüğü arar ve, bunun ne olduğu hakkında en küçük bir bilgin olmadan,“Ben toptan özgürlük istiyorum” dersen, o zaman hiçbir yere varamazsın. Ama biraz ağlayana kadar, eğer görebilir ve iletişim kurmakta altından kalkamadığın bir problemin olduğunun farkına varırsan, ve bu hayatını zorlaştırıyorsa, ve insani yolla biri ile iletişim sağlayabileceğini gerçekten istediğini hissedersen, bu o andaki senin özgürlüğündür.

Özel bir anda yaşam için ihtiyacın olan bir şeyi yapma özgürlüğünün olması. Senin görevin bu olacak. Herhangi bir sınırlama olabilir, bu yalnızca bir örnektir, senin başarman gereken hayatını zorlaştıran herhangi bir şeydir: aradığın özgürlük budur. Oraya vardığında, özgürlük başka bir şey olacak. Özgürlüğün yeni yüzüne bakacaksın, ve onu kucaklayacaksın, yürüdüğümüz, nasıl hareket ettiğimiz tarz işte budur. Özgürlüğün peşinden koşmak, ve özgürlük her zaman gözlerimizin önünde şekil değiştirmektedir.


JG : Hayatı ilginç yapmaktadır.


Sanchez : Evet. Yalnızca soyut özgürlük anlatımının yerine, bu çalışabileceğin bir şeydir, bu dünyada yaşarken özgürlüğü aramak için nereye gideceksin? Neden? Bu dünya ile sorunun ne?


JG : Oldukça iyi.


Sanchez : Evet, burada yapılacak çok şey var. Sorun insanların özgürlük, bilgelik, ve benzer şeyler konusunda, hakkında hiçbir şey bilmeden peşinden koştukları bu tür soyut düşüncelere bağlandıklarında, hiçbir yere varamadıklarıdır. Herhangi bir şey yapmadan yalnızca üstünde düşünemeye saplanıp kalıyorlar. Demek ki, gelin dünyaya geri dönelim ve yaşamla olduğu gibi yüzleşelim.


JG : Verdiğiniz bilgiler ve ayırdığınız zaman için çok teşekkür ederim.


Sanchez : Rica ederim.


Çeviri : Aki